YKS (TYT-AYT) Coğrafya Notu

YKS (TYT-AYT) Coğrafya Notu

 

 

*****DÜNYANIN ŞEKLİ HAREKETLERİ*****

 

 

***Dünyanın şeklinin geoit olmasının ispatı yerçekiminin kutuplarda fazla olması ve ekvator yarıçapının kutuplar yarıçapından daha büyük olmasıdır.

 

*** Ayda atmosfer olmadığından hayat, iklim olayları görülmez.Sıcaklık farkı mekanik çözülme çok fazladır. Gölgeler tam karanlıktır ve yüzeyine çok meteor düşer.

 

***Ay; iç ısını kaybettiğinden deprem volkanizma görülmez.

 

*** Dünyanın şeklinin yuvarlak olmasının sonuçları: -gece gündüzün oluşması, -haritalarda hatalar, -paralellerin boylarının ve çizgisel hızın, güneş ışınlarının ve sıcaklığın ekvatordan kutuplara doğru küçülmesi.

 

*** Paralellerin arasındaki uzaklık dünyanın her yerinde 111 km iken meridyenler arasındaki uzaklık ekvatordan kutba gittikçe azalır.

 

*** Bütün meridyenler kutup noktasında birleşirler. Bu yüzden uzunlukları eşittir ve aralarındaki uzaklık ekvatordan kutba
gittikçe azalır.

 

***Aynı meridyen üzerinde yerel saat aynıdır.

 

*** Türkiye ilkbahar ve yazın 45 doğu meridyenindeki Iğdır’ın yerel saatini; sonbahar ve kışın 30 doğudaki İzmit’in yerel saatini ortak saat olarak kullanır.

 

*** Ekvatordan kutba gittikçe düzenli olarak değişen her şey enlemin sonucudur. Örn: sıcaklık, güneş ışınlarının geliş açısı, yerçekimi, dünyanın çizgisel hızı, daimi kar sınırı, bitki örtüsü vb..

 

*** Boylam (meridyen) sadece yerel saati etkiler.

 

*** Doğu – Batı yönünde geniş olan ülkeler birden çok ortak saat kullanırlar. Örn: B.D.T. , Kanada…

 

*** Enleme ve boylama bağlı her şey matematik konum , bunların dışındaki her şey (yer şekilleri, denizellik, yer altı kaynakları vb.) özel konumdur.

 

*** Mevsimlerin belirgin olarak yaşanması matematik konumun sonucu iken aynı anda dört mevsim yaşanması (yer şekilleri) özel konumdur.

 

*** Dünyanın günlük hareketinin sonuçları: -gece gündüzün birbirini takip etmesi, -mekanik çözülme, -meltem rüzgârları, -akıntı ve rüzgârlarda sapmalar, -dinamik basınçlar,-yerel saatler, -yönler oluşur. (Gün boyu, gün içinde gibi ifadeler günlük hareketin sonucudur.

 

*** Dünyanın yıllık hareketi sonunda; -mevsimler oluşur, -güneş ışınları yıl boyu değişir, -muson rüzgârları oluşur, -dünya güneşe bazen yaklaşır, bazen uzaklaşır, -güneş ışınları dönenceler arasına iki kez, dönenceler üzerine bir kez dik açıyla gelirken dönenceler dışına hiçbir zaman dik açıyla gelmez.

 

*** Dünyanın eksen eğikliği 23 27 dır. Bu yüzden: farklı yarımkürede farklı mevsim yaşanır, dönenceler ve kutup daireleri,
kutuplarda 6 ay gece 6 ay gündüz oluşur, güneşin doğuş batış saatleri aydınlanma çizgisi ve gece gündüz süresi sürekli değişir.

 

*** Ekvatorda (adından da anlaşılacağı gibi) her şey düzenlidir. Sıcaklık, yağış düzenlidir. Sürekli gece – gündüz 12’şer saattir. Ekvatordan kutba gittikçe gece – gündüz arasındaki fark artar.

 

*** 21 Haziranda ışınlar KYK’ ye (Yengeç Dönencesi), 21 Aralık’ta GYK’ ye (Oğlak Dönencesi), 21 Mart ve 23 Eylülde Ekvatora dik açıyla gelir. Işınlar dik açıyla geldiği zaman sıcaklık artar.

 

*** Haziranda kuzey kutbu, Aralıkta Güney kutbu 6 ay gündüz yaşar. Bu tarihlerde buralardan uzaklaştıkça gündüzler kısalır. Örn: Haziranda Norveç’te 20, Ukrayna’da 17, Türkiye’de 14, Mısır’da 13, Brezilya’da 12 saat gündüz yaşanır.

 

*** Çizgisel hız en fazla ekvatordadır. Buradan uzaklaştıkça azalır.

 

 

*****HARİTA BİLGİSİ*****

 

*** Türkiye’nin gerçek alanı 814.578 km2 iken izdüşüm alanı 780,576 km2 dir. Bu fark, yüzey şekillerinin engebeli olmasından kaynaklanmaktadır.

 

*** Krokinin haritadan tek farkı ölçeksiz olmasıdır.

 

*** Her haritanın ölçeği, kuşbakışı çizimi, matematik konumu, yön ve lejantı (harita anahtarı) vardır. Her haritadan uzunluk ve alan hesaplanabilir.

 

*** Ölçeğin paydası ile ölçek ters orantılıdır. Payda büyüdükçe ölçek küçülür. Örn: 1: 200 ölçeği 1: 100 000 ölçeğinden daha büyüktür.

 

*** Büyük ölçeğin paydası küçük, ayrıntısı fazla, hata oranı azdır. Kâğıtta daha çok yer kaplar. Küçük alanları gösterir. Küçük ölçek de bunların tam tersi özelliklere sahiptir.

 

*** Renklendirme yönteminde yeşil 0 – 500 metre, sarı 500 – 1000 metre, turuncu 1000 – 1500 metre, kahverengi 1500 – 2000 metreler arasını gösterir. Farklı yükseklikler farklı renklerle gösterilir. Örneğin: Çukurova ile Konya ovası gibi…

 

*** İzohips haritaları yer şekillerini gösteren eş yükselti haritalarıdır. İzohipsler sıklaştıkça eğim artar, seyrekleştikçe eğim azalır. Dağ dorukları en küçük halka ile deniz kenarları ise en geniş halka ile gösterilir. Aynı eğri üzerindeki her yer aynı yüksekliğe sahiptir. Birbirini çevrelemeyen komşu izohipsler aynı yüksekliğe sahiptir.

 

*** Kesir ölçek cm olmak zorundadır. Payı 1’dir. Paydası ise küçültme oranına göre değişir.

 

*** Her haritada hata vardır. Bunun sebebi dünyanın şeklinin küresel olmasıdır. Ekvatordan kutba gittikçe ve gösterilen alan büyüdükçe hata oranı artar.

 

 

*****TÜRKİYE’NİN YER ŞEKİLLERİ*****

 

 

*** Türkiye günümüzdeki yeryüzü şekillerini III. zamanın sonunda ve IV. zamanın başında kazanmıştır. Buna kanıt olarak aşağıdaki özellikler sayılabilir:

 

1. Türkiye’deki akarsuların genelinin denge profilini almamış olması
2. Türkiye’nin genelinin deprem kuşağı üzerinde yer alması
3. Genç kıvrım dağlarının ve yeni sönmüş volkanların geniş yer kaplaması

 

*** Türkiye yeryüzü şekillerinin çok çeşitlilik gösterdiği bir ülkedir. Yeryüzü şekilleri kısa mesafelerde değişmektedir. Bu
özelliğinin sonucunda;

 

1. Ülkemizde aynı anda değişik iklim özelliklerinin yaşanmasına neden olur. Antalya’da denize girilirken aynı anda Toroslar’ın yükseklerinde kayak sporunun yapılması gibi.

2. Mikro klima bölgelerinin oluşmasına neden olur. Iğdır’da pamuk
yetiştirilmesi, doğu Karadeniz’de turunçgiller yetiştirilmesi gibi…

 

 

 

*** Türkiye yükseltinin fazla olduğu bir ülkedir. Bu özelliğin sonucunda:

1. Denizel iklimin etki alanı azalmış, karasal iklimin etkisi ve etki alanı artmıştır. Örneğin, yaklaşık aynı enlemler arasında yer almasına rağmen Doğu Anadolu bölgesi iç Anadolu bölgesine göre; kışlar oldukça sert, yazlar daha az sıcak ve suresi daha azdır.
2. Tarım ürünlerinin hasat edilmesi ve olgunlaşması alçak yerlere göre gecikir. (Önce Akdeniz’de en son Doğu Anadolu’da)
3. Tarım alanı azalmıştır.
4. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki iklimin, bitki örtüsünün, ulaşımın, yetiştirilen tarım ürünlerinin farklı olmasına neden olur.
5. Tarım ürünlerinin yayılış alanını belirler. Soğuklara dayanamayan, yetişme alanı dar olan bitkilerin (zeytin, turunçgiller)
ekimi Akdeniz ve Ege’de sıkışır kalır.
6. Buğday, arpa, şekerpancarı, üzüm, elma gibi bitkiler geniş yayılış alanı bulmuştur.

 

 

*** Yüksek bir ülke durumundaki Anadolu’da eğim şartları da son derece kuvvetlidir. Bu özelliğinin sonucunda;
1. Akarsuların aşındırma gücü fazladır.
2. Akarsularımız denge profillerini kazanamamışlardır.
3. Akarsularımız üzerinde akarsu taşımacılığı ve ulaştırmacılığı yapılamaz.
4. Akarsularımızdan üretilen enerji üretimi fazladır.
5. Kara ve demiryolu ulaşımını güçleştirir.

 

 

*** Türkiye’deki dağlar özellikle genç kıvrım dağ kuşağı batıdoğu doğrultusunda uzanırlar. Bu özelliğinin sonucunda;
Ülkemizdeki ulaşım yolları doğu-batı doğrultusunda gelişmiştir.

 

 

*** Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu gibi yer şekillerinin engebeli olduğu alanlarda:
1. tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır
2. tarım alanları sınırlıdır
3. tarımda makineleşme sınırlıdır
4. Akarsuların enerji potansiyelleri yüksektir.

 

 

*** Konya, Mardin, Edirne, Zonguldak, Taş eli Platosu gibi yerlerde deprem ihtimali azdır. Ege Bölgesi, Kuzey Anadolu dağlarının güneyinde deprem ihtimali fazladır.

 

 

*** Akarsularımız üzerinde akarsu taşımacılığı ve ulaştırmacılığı yapılamaz. Bunun nedenleri; akarsularımızın denge profiline ulaşamamış olmaları, rejimlerinin düzensiz olması ve su miktarının
yetersiz olmasıdır.

 

 

*** Yeryüzünde kaplıca, ılıca, deprem, volkanizma, genç kıvrımdağları, kırık hatları arasında paralellik vardır. Çünkü oluşumunu henüz tamamlamamış genç arazilerde meydana gelirler.

 

 

*** Akarsularımızın rejimleri düzensizdir. Bunun temel nedeni iklimin yarı kurak oluşu, yağış rejiminin düzensizliği ve kar
erimeleridir. Bu yüzden Akarsularımızdan yılın bir kısmında yararlanabiliriz.

 

 

*** Erozyon bitki örtüsünün olmadığı, ani yağışların olduğu ( İç Anadolu, Güneydoğu, Doğu Anadolu) olur. Heyelan ise aşırı eğim ve yağışların olduğu yerde (Karadeniz) oluşur. Nadas, Engebeli yer şekilleri, toprağın yanlış ve aşırı işlenmesi, toprağın eğime paralel sürülmesi erozyonu hızlandırır. Erozyonu önlemede en etkili faktör
ağaçlandırmadır.

 

 

*** Peribacaları; volkanik arazi, eğim, sel suları ve farklı aşınmanın birlikte etkili oldukları yerlerde meydana gelir. Peribacalarını oluşturan akarsu ve sel sularıdır. Peribacalarında rüzgârlar dolaylı etkilidir.

 

*** Ekvatoral bölgede akarsuların rejimleri düzenli, akımları fazla ve akarsu boyları çok az nüfuslanmıştır. Örnek: Amazon ve Kongo

 

 

*** Menderesler eğimin azaldığı yerlerde bölgelerde görülür. Bu yüzden en çok Batı Anadolu’da rastlanır. Menderes şeklinde akan bir akarsuyun hızı, aşındırma gücü, enerji potansiyeli, yatak eğimi azalmış uzunluğu artmıştır.

 

 

*** Akarsuyun birikim yapabilmesi için kesinlikle yatak eğiminin ve hızının azalması gerekir. Örn: Birikinti konisi

 

 

*** Rejim: Yıllık düzendir. Akarsu rejimi: Akarsuyun yıllık akım düzeni yağış rejimi: yağışın yıl içinde dağılımı sıcaklık rejimi: Sıcaklığın yıl içinde dağılımıdır. Akarsuyun rejimi, o bölgenin sıcaklığından, yağış biçiminden, yağış miktarından, akarsu havzasının genişliğinden etkilenir.

 

 

*** Denge profili, akarsuyun aşındırmasının son safha sında ortaya çıkan yer şeklidir. Ülkemiz akarsuları denge profiline
ulaşmamıştır. Sebebi ülkemizin yakın zamanda oluşmuş, yüksek bir ülke olmasıdır.

 

 

*** Deltanın oluşmasında, akarsuların döküldükleri yerlerdeki şelfV(kıta sahanlığı) alanlarının geniş olması(kıyının sığ
olması) akıntı ve med – cezirin olmaması etkilidir.

 

 

*** Bafra ovası Kızılırmağın, Gediz deltası Gediz’in, Çarşamba ovası Yeşilırmağın, Çukurova ise Sey han’ın biriktirmeleri sonucunda oluşmuş alüvyal ovalardır. Antalya ovası ise karstik bir ovadır.

 

 

*** Buzullaşma, Türkiye’nin bugünkü jeomorfolojik görünümünü kazanmasında en az etkili olmuştur. Çünkü Türkiye Ilıman kuşakta yer alır.

 

 

*** Rüzgârlar genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde aşındırma ve biriktirme faaliyetlerini sürdürürler. Rüzgârların bu bölgelerde şekillendirme yapmalarına sebep olarak; bu bölgelerin nem oranının azlığı, bitki örtüsünün cılız olması, toprak yapısının özelliği ve deniz etkisinden uzak olmaları gösterilebilir.

 

 

*** Karadeniz’de yağışın fazla, sıcaklık ve buharlaşmanın az olması birçok akarsuyun bol su getirmesi, Karadeniz’e tuzluluk derecesinin az olması özelliğini kazandırmıştır.

 

*** Kalkerli bir arazide yer alan kaynağın özelliği suyunun çok miktarda kireç içermesidir. Karstik arazinin en yaygın olduğu yer Batı Akdeniz (Teke ve Taşeli yöresidir.)

 

 

***** İKLİM BİLGİSİ *****

 

*** Atmosfer: canlılara hayat, iklim olaylarının görülmesini sağlar, sıcaklığı düzenler, gölgeler tam karanlık olmaz, zararlı ışınları ve meteorların düşmesini önler.

 

*** İndirgenmiş izoterm haritasında yükseltinin etkisi yoktur.

 

*** Denizler üzerinde aynı enlemlerde sıcaklıkların farklı olmasının sebebi okyanus akıntılarıdır. Örn Kanada’nın doğu kıyıkları ile İngiltere’nin batı kıyıları.

 

*** Türkiye çevresindeki rüzgârlar saat yönünde hareket ederek kuzeydekiler, KaYıP (Karayel, Yıldız, Poyraz), güneydekiler SaKaL (Samyeli, Kıble, Lodos) formülü ile bulunur. Kuzeyden esen rüzgârlar soğuk, güneyden esen rüzgârlar sıcaktır.

 

*** Basınç: ısınmaya veya soğumaya bağlı oluşursa termik, dünyanın günlük hareketine bağlı oluşursa dinamik basınç olur. Sibirya ve Basra Türkiye’yi etkileyen Termik basınç, İzlanda ve Asor dinamik basınçlardır.

 

*** Bir rüzgârın esiş yönü öncelikle yer şekillerine bağlıdır. Örn Ege’de doğu – batı yönünde, Çanakkale’de kuzeydoğudan eser.

 

***Bütün rüzgârlar Yüksek Basınç’tan Alçak Basınca doğru eserler.

 

*** Rüzgarlar Kuzey yarımkürede saat yönünde, güneyde saatin tersi yönde savrulurlar.

 

*** Alize, Batı ve Kutup rüzgârları sürekli rüzgârlar, Muson Rüzgârları mevsimlik rüzgârlar, meltemler günlük rüzgarlar,
diğerleri yerel rüzgarlardır. Yerel rüzgârlar geldikleri yere göre sıcak ya da soğuk karakterlidir. Ancak Föhn rüzgârı geldiği yerden değil dağların yamacına sürtünerek her 100 metrede 1 Co ısınır. Kışın Doğu Karadeniz’de görülür.

 

*** Havadaki neme mutlak nem, havanın nem taşıma kapasitesine maksimum nem, ikisinin oranına yani havanın yağış getirme ihtimaline ise bağıl nem denir. Bağıl nem % 100 olursa yağış olur. Sıcaklık arttıkça maksimum nem ( nem alma kapasitesi) artar. Bağıl nem (yağış ihtimali) azalır. Bu yüzden yağışın oluşmasındaki temel şart soğumadır.

 

*** Türkiye’de nemliliğin en fazla olduğu bölge Karadeniz en az olduğu bölge ise İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’dur.

 

*** Bağıl nemin en fazla olduğu yer ekvator, Muson Asyası, K.batı Avrupa ( Türkiye’de D. Karadeniz) dır. Bağıl nemim en az olduğu yer ise dönenceler çevresindeki çöller, karaların iç kesimleridir. (Türkiye’de İç ve Güneydoğu Anadolu’dur)

 

*** Alçalan hava kesinlikle yağış getirmez. Örn: Föhn Rüzgârı ve yüksek basınç alanları gibi.

 

*** Kuzey güney yönünde sıcaklığın değişmesinin sebebi ENLEM dir. Örneğin Akdeniz’in Karadeniz’den daha sıcak olması, Türkiye’ye kuzeyden esen rüzgârların soğutucu etki yapması.

 

*** Ekvator’dan kutba gidildikçe sıcaklık azalmıyorsa enleme terstir. Örneğin k.batı Avrupa’nın Orta Avrupa’dan sıcak olması ( akıntılar) kışın Ankara’nın Samsun’dan soğuk olması (denizellikkarasallık)

 

*** Sıcaklık farkını belirleyen en önemli faktör nemdir. Nemli bölgelerde sıcaklık farkı azdır Örn. Karadeniz, İç bölgelerde ise fazladır.

 

*** Ülkemizde sıcaklığın Doğu’ya gidildikçe düşmesi Yükselti’nin sonucudur.

 

*** Aynı yükseltideki bir dağın kuzey yamacı ile güney yamacı arasında sıcaklıkların farklı olması bakı etkisinin bir sonucudur.

 

*** Kuzey Yarımkürede karaların oranı, Güney yarımkürede ise denizlerin oranı fazladır. Dünyanın en sıcak ve en soğuk yerleri kuzeydedir. İzotermler kuzeyde daha çok sapmaya uğrar. (KYK ile GYK iklim bakımından karşılaştırılırsa kara ve denizlerin dağılışı bu farklılıkta ana etkendir)

 

***** NÜFUS VE YERLEŞME *****

 

*** Ülkemizde Çatalca – Kocaeli (sanayi), Güney Marmara, Kıyı Ege ve Adana Bölümü (hem tarım, hem sanayi), Doğu Karadeniz (tarım), Batı Karadeniz (sanayi) yoğun nüfusludur.

 

*** Doğu Anadolu (İklim ve yer şekilleri), İç Anadolu (kuraklık), Teke Yarımadası ve Taşeli Platosu ( dağlık ve karstik arazi),
Marmara’da Yıldız dağları, Kuzey Anadolu dağları seyrek nüfuslanmıştır.

 

*** İnsanlar kendilerine en uygun iklim şartlarında yaşarlar. Sıcak kuşakta yüksek yerler, Ilıman kuşakta alçak alanlar daha yoğun nüfusludur. Kanada, Norveç gibi ülkelerin güneyinde nüfus yoğunlaşmıştır.

 

*** Akdeniz Ege sahilleri Turizmden dolayı Çukurova ise tarımdan dolayı mevsimlik göç alır. Yazın yaylara göçler olur.

 

*** İç göçlerin sebepleri: tarım alanlarının verimsizleşmesi, miras, işsizlik, tarımda makineleşme, terör olayları, kan davalarıdır.

 

*** İç göçlerin sonunda: nüfus dağılımında dengesizlik, çarpık kentleşme, altyapı hizmetlerinde aksamalar ve konut sıkıntısı meydana gelir.

 

*** Tarımsal nüfus yoğunluğu Tarımla geçinen nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle bulunur. Tarım alanlarının az olduğu Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz gibi dağlık alanlarda fazladır.

 

*** Bir ülkede nüfusun dağılışı yer şekilleri ve iklime paralel ise tarım ülkesidir ve gelişmemiştir. Gelişmiş ülkelerde halk daha çok sanayi ve hizmet sektöründe çalışır.

 

*** Nüfus artışı insanların temel ihtiyaçları karşılanamadığı için problemdir. Nüfus artışı sonunda: işsizlik, göçler, konut sıkıntısı, milli gelirin düşmesi, kalkınma hızının düşmesi gibi sonuçlar nüfus artışının olumsuz sonuçlarıdır.

 

*** Askeri gücün artması, piyasanın genişlemesi, vergi gelirlerinin artması, mal ve hizmetlere talebin artması nüfus artışının olumlu sonuçlarıdır.

 

*** Mesken tipi ve malzemesinde doğal çevrenin etkisi büyüktür. Ormanlık alanlarda ahşap evler (Karadeniz, İskandinavya, Kanada), Kurak ve karasal bölgelerde toprak ve kerpiç evler (İç Anadolu, Güneydoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika), Akdeniz’de taş evler yaygındır.

 

*** Birincil faaliyetler Tarım, hayvancılık, madencilik, balıkçılık İkincil faaliyetler Sanayi ve atölye gibi üretim yapan yerler
Üçüncül faaliyetler ise hizmet sektörüdür. (Okul, hastane vb.)

 

*** Gelişmiş ülkelerde tarımda çalışanların oranı azdır. Fakat tarımsal gelir yüksektir. İnsanlar daha çok sanayi ve hizmet
sektöründe çalışırlar. Nüfus artış hızı düşüktür. Yaşlı nüfus fazladır.

 

*** Gelişmemiş ülkelerde ise tarımda çalışanları oranı yüksektir. Sanayi ve hizmet gelişmemiştir. Nüfus artışı yüksektir. Eğitim, sağlık vb. gibi problemler vardır.

 

*** Nüfusun yapısı bakımından üç tür ülke vardır.
1. Nüfusunu artırmaya çalışan (Gelişmiş) Örn Almanya
2. Nüfusunu azaltmaya çalışan (Gelişmemiş) Örn Afrika ülk.
3. Nüfusunun kalitesini (niteliğini) artırmaya çalışan, gelişmekte olan
ülke. Örn: Türkiye, İran…

 

*** Bir ülke hammadde alıyor fabrikalarda işleyip mamul madde olarak satıyorsa gelişmiştir. Dışarıya hammadde satan ülkeler ise gelişmemiştir.

 

***** KARADENİZ BÖLGESİ *****

 

 

*** Batı Karadeniz( Zonguldak, Kastamonu, Bolu), Orta Karadeniz (Samsun, Amasya), Doğu Karadeniz ( Trabzon, Rize ) olarak üç bölüme ayrılır.

 

*** Ülkemizde nadasın en az uygulandığı bölgenin Karadeniz bölgesi olmasının nedeni, yağışının fazla ve yağış rejiminin düzenli olmasıdır.

 

*** Yaz kuraklığı isteyen bir bitki, öteki şartlar gerçekleşse de Doğu Karadeniz bölümünde yetişmez. Pamuk, buğday ve tütünün Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yetişmesi çok zordur. Bunun nedeni yaz yağışının olmasıdır.

 

*** Ülkemiz ormanlarının bölgelere göre oran olarak dağılımında karadeniz %27’lik payla ilk sırada yer aldığı
görülür. Bölgenin orman bakımından zengin olmasının sebebi, nemli iklim şartlarıdır.

 

*** Karadeniz bölgesindeki nüfusun dağınık yerleşme özelliği göstermesindeki en önemli etken, bölgedeki tarım
alanlarının az olması, yeryüzü şekillerinin çok engebeli olması ve suyun her yerde bol miktarda bulunmasıdır.

 

*** Bir limanı iç kesimlere bağlayan ne kadar çok yol varsa, önemi de o denli artar. ( Hinterlandı geniştir) Karadeniz deki
limanların hinterlandı dardır -Samsun hariç- (sebebi yer şekilleri)

 

*** Karadeniz bölgesinde en çok yetişen ürünleri: Çay, fındık, mısır ve Soyadır. Ayrıca B. Karadeniz: keten O. Karadeniz de
tütün de yetişir.

 

*** Karadeniz’in iç kesimleri ile kıyı kesimleri arasında, iklimde, bitki örtüsünde, yerleşmede, tarım çeşitliliğinde büyük farklar vardır. Bunun sebebi dağların uzanış yönüdür.

 

*** Batı Karadeniz bölümünün Karadeniz Bölgesi’nin diğer bölümlerinden en büyük farkı; göç alması ve Türkiye ekonomisine en önemli katkısının maden çıkarımı ve işleme olmasıdır.

 

*** Karadeniz bölgesi’nde ekili dikili alanların çok az oluşunun sebebi yer şekillerinin engebeli oluşudur.

 

*** Karadeniz’deki tek doğal liman Sinop limanıdır. Ancak Sinop limanı Samsun limanı kadar gelişmemiştir. Bunun sebebi, diğer bölümlerle ulaşımının yetersiz oluşu ya da hinterlandının dar oluşudur.

 

*** Toprak kaymasının (heyelan) en fazla olduğu bölgemiz, Kara deniz Bölgesi’dir. ( Aşırı eğim ve yağış)

 

*** Doğu Karadeniz’den yapılan göçün(Türkiye’nin en çok göç gönderen bölümü) sebebi, ziraat imkânlarının kısıtlılığıdır.

 

*** Karadeniz bölgesinin en önemli madenleri, bakır ve taşkömürüdür.

 

*** Tarımda makineleşme, köyden kente göçü hızlandırıcı bir etkendir. Ama bu genelleme Karadeniz bölgesi için uygun olamaz.

 

*** Karadeniz Bölgesi’nin bazı kesimlerinde narenciye tarımının (Turunçgil) yapılabilmesini sağlayan etken, bölgenin bu
bölümlerinde Akdeniz ikliminin görülmesidir.(Rize çevresi)

 

*** Doğu Karadeniz’in Batı ve Orta Karadeniz’den daha çok yağış almasının nedeni yeryüzü şekilleridir,
(yükseltinin fazla olmasıdır.)

 

*** Ülkemizde Kırsal nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu yer Doğu Karadeniz’dir. (tarım ve yer şekilleri)

 

*** Bağıl nem ve bulutluluk oranın en fazla olduğu, güneş enerjisinden yararlanma imkânın en az olduğu bölgedir.

 

***** MARMARA BÖLGESİ *****

 

*** Çatalca – Kocaeli Bölümü ( İstanbul İzmit ), Yıldız Dağları Bölümü ( Kırklareli ), Ergene Bölümü ( Edirne, Tekirdağ ), Güney Marmara ( Bursa, Balıkesir, Çanakkale ) olarak dört bölüme ayrılır.

 

*** Marmara Bölgesi’nin güney kıyılarında zeytin yetiştirildiği halde, kuzey kıyılarında yetişmez. Sebebi; kuzeyinde kış sıcaklığının düşük olmasıdır.

 

*** Hinterlandı en büyük limanımız İstanbul’dur.

 

*** Marmara Bölgesi bitki türünün en fazla olduğu bölgedir. Bunun nedeni; Marmara’nın iklim çeşitliliğinin en fazla olduğu bölge olmasıdır. ( Zeytin, Mısır, Ayçiçeği, Buğday gibi…)

 

*** Yükseltisi en az olan, enerji tüketiminin, endüstri, nüfusun ve kentleşmenin en fazla olduğu bölge Marmara Bölgesi’dir.

 

*** Turizmin en çok geliştiği bölgedir.

 

*** Marmara Bölgesi’nin fazla nüfuslanmasının sebepleri; endüstri ve ulaşımın gelişmişliğidir. (Göç alması)

 

*** Zirai bakımdan Ergene Havzası’nın (Marmara Bölgesi) Türkiye ekonomisine en büyük katkısı, ayçiçeği üretimi ile olur.

 

*** Marmara Bölgesi’nde ekili ve dikili toprakların yüzölçümüne göre fazla olmasının sebebi yer şekillerinin sade olmasıdır.

 

*** Marmara Bölgesi diğer bölgelerden en fazla göç alan bölgemizdir. Bunun sebepleri Marmara’da endüstrinin gelişmiş olmasıdır.

 

***** EGE BÖLGESİ *****

 

*** Ege Bölgesi’nin Asıl Ege (Kıyı Ege İzmir, Aydın gibi) ve iç Batı Anadolu( İç Ege Afyon, Kütahya ) şeklinde iki bölüme ayrılmasında en önemli faktör, yeryüzü şekli ve yükseltidir

 

*** Dağların denize dik uzanması bir takım sonuçları beraberinde getirir. Örnek olarak denizden 100 km içerde olan Nazilli’de turunçgillerin yetişmesi, Ege kıyılarının girinti çıkıntısının çok fazla olması verilebilir.

 

*** Ege Bölgesi’nin ülke ekonomisine en önemli katkısı tarım alanındadır. Zeytin, Üzüm, Haşhaş, Tütün, İncirdir.

 

*** Sebze tarımında birinci sırayı Ege Bölgesi alır.

 

*** Uşak, Gördes, Kula ve Demirci halıcılık alanında oldukça ilerlemişlerdir.

 

*** En büyük ihracat limanımızın İzmir olması, Ege Bölgesi’nin tarımda Türkiye ekonomisine katkısının fazla olduğunu gösterir. (Hinterlandı geniştir)

 

*** Kıyı Ege bölümünde dağların uzanışı, ulaşımı olumsuz etkilememiştir. Bu yüzden yol yapım maliyeti daha düşüktür.

 

*** Ege Bölgesi’nde (Genç arazi ve fay hatları) termik ve jeotermal enerji kaynakları vardır Krom, linyit ve cıva çok
çıkartılır.

 

*** Muğla da ( Menteşe ) nüfus yoğunluğu (Dağlık olduğu için) azdır Turizme bağlı olarak mevsimden mevsime nüfus değişir.

 

**** AKDENİZ BÖLGESİ *****

 

*** Antalya bölümü ve adana bölümü olarak ikiye ayrılır. Antalya bölümü dağlık ve arazi karstik olduğu için nüfus seyrektir. Yazın turizme bağlı nüfus artar. Adana bölümünde ise hem tarım (Çukurova) hem sanayi (İskenderun, Adana, Mersin) geliştiği için nüfus yoğundur. Adana’ya tarımdan dolayı mevsimlik işçi göçü vardır.

 

*** Akdeniz Bölgesi’nde turfanda meyve ve sebzecilik (Seracılık) çok gelişmiştir. ( kış sıcaklarının yeterli olmasıdır ve güneşli gün sayısının fazla olmasıdır)

 

*** Çukurova’da nüfusun yaz mevsiminde artmasının nedeni; tarım işçilerine olan gereksinimin artmasından dolayı bölgeye olan göçtür.

 

*** Türkiye’de en fazla, turunçgiller, yer fıstığı, soya fasulyesi, gül ve muz Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilir.

 

*** Zirai yönden Adana bölümünün Antalya bölümünü geçmesinin sebebi, alüvyon ve geniş zirai alanlarının
olmasıdır.

 

*** Eğridir gölü fazla sularını yeraltından Aksu’ya verdiğinden bir tatlı su gölüdür. (Gideğeni olan gölün suları tatlıdır.)

 

*** Zeytin, üzüm, şeker pancarı, buğday yetiştirmeye elverişli olan Akdeniz’de zeytincilik ve bağcılığın gelişmesini engelleyen temel etmen, daha karlı olan pamuk ve narenciye üretimine önem verilmesidir.

 

*** Tarım alanlarından bir yıl içinde birden çok ürün alma bakımından en elverişli bölgemiz Akdeniz Bölgesi’dir. Nedeni
sıcaklıkların yüksek olmasıdır.

 

***** GÜNEY DOĞU ANADOLU BÖLGESİ *****

 

*** Orta Fırat (Gaziantep) Ve Dicle (Diyarbakır) Bölümü olarak ikiye ayrılır.

 

*** Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde belirgin bir kuraklığın görülmesinin sebepleri; alçak enlemler arasında yer alması, deniz etkisinden uzak olması, güneyden gelen sıcak hava kütlesine açık olmasıdır.

 

*** Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde nüfus yoğunluğunun daha çok Mardin eşiği ve Toroslarm eteklerinde yoğunlaşmasının asıl sebebi iklim özelliklerinin (yağışların fazla olması) daha elverişli olmasıdır.

 

*** Güneydoğu Anadolu’da buharlaşmanın şiddetli olması, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni diğer bölgelerden ayıran bir özelliktir.

 

*** Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP sonucunda sulama imkânı ve tarımda verimin artışı sağlanacaktır. Bu bölgede GAP’tan sonra tarım için halledilmesi gereken en önemli mesele gübreleme olacaktır. Gübrelemede, bölgede fosfatın bulunmasından dolayı fazla problem çıkmaz.

 

*** GAP projesinin gerçekleşmesi sonucunda ürün çeşidi ve verim artacak, diğer bölgelerden bölgeye göç başlayacak,
hammaddesi tarımsal ürünlere dayalı endüstri gelişecek, nüfus ve nüfus yoğunluğu artacaktır.

 

*** Nüfusu en az olan bölgemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir. Ancak Nüfus yoğunluğu oldukça fazladır. Bunun sebebi alanının küçük olmasıdır.

 

*** GAP’tan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ekim alanı en çok genişleyecek olan bitki pamuktur.

 

*** Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’de yazların en sıcak olduğu ve en çok mercimek üretilen bölgesidir.

 

**** Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarımda en çok sulamaya ihtiyaç duyulan bölge olmasının sebebi yazlarının çok sıcak
geçmesidir.

 

***** DOĞU ANADOLU BÖLGESİ *****

 

**** Erzurum – Kars bölümü, Hakkâri bölümü (oldukça dağlık), Yukarı murat –Van bölümü ve Yukarı Fırat Bölümü (Elazığ Malatya çevresi) olarak dört bölüme ayrılır.

 

***Yüz ölçüm bakımından en geniş bölgedir. Bu yüzden Aritmetik Nüfus Yoğunluğu en az olan bölgedir.

 

*** Sebze ve meyvenin en geç olgunlaştığı bölge, Doğu Anadolu Bölgesi’dir. Bunun sebebi yazın geç başlamasıdır.

 

*** Meyve ve sebzecilik alanında ülke ekonomisine en az katkısı olan bölgemizdir. (Yükseltiden dolayı düşük sıcaklık)

 

*** Yıllık sıcaklık farklarının en fazla olduğu bölgemizdir.

 

*** Doğu Anadolu Bölgesi’nin ülkemiz ekonomisine en büyük katkısı hayvancılıktır. Özellikle Erzurum – Kars bölümünde yaz yağışlarından dolayı büyükbaş hayvancılık diğer yerlerde küçükbaş hayvancılık.

 

*** Aritmetik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altında olduğu halde, tarımsal nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalaması
üzerindedir. Bunun nedeni yeryüzü şekillerinin çok engebeli olması, yükseltinin fazla olması ve tarım alanlarının çok az
olmasıdır.

 

*** Doğu Anadolu Bölgesi’nde tahıllar içinde en fazla arpa yetiştirilir. Bunun nedeni arpanın soğuğa karşı daha dayanıklı
olması, yetişme süresinin daha kısa olması ve hayvanlara yem olarak kullanılmasıdır.

 

*** Maden yönünden en zengin bölgemizdir. Maden bakımından en zengin bölüm Yukarı Fırat bölümüdür.

 

***Kuzeydoğu Anadolu’da çayır ve otlakların geniş yer tutması, yaz mevsiminin yağışlı geçmesi, tarıma elverişli düzlüklerin az olması, yaz mevsiminin tarla tarımı için kısa olması gibi nedenler büyükbaş hayvancılığın yaygınlaşmasına neden olur.

 

*** Iğdır Ovası etrafı yüksek dağlarla çevrili olduğu ve ortalama yükseltisi az olduğundan Pamuk yetişir. Ancak; Turunçgil ve zeytin yetişmez. (Bu bitkiler kış soğuklarından etkilenir)

 

***** İÇ ANADOLU BÖLGESİ *****

 

*** Yukarı Sakarya ( Ankara, Eskişehir çevresi, en gelişmiş bölüm), Konya (Ülkemizin en kurak ve en seyrek nüfuslu bölümü), Yukarı Kızılırmak (Sivas çevresi, oldukça dağlık)ve Orta Kızılırmak (Niğde Kayseri ve Nevşehir çevresi) olarak dört bölüme ayrılır.

 

*** İç Anadolu Bölgesi’nin endüstri bakımından en gelişmiş bölümü, Yukarı Sakarya bölümüdür. En gelişmemiş bölümü ise Yukarı Kızılırmak’tır.

 

*** En çok küçükbaş hayvanın iç Anadolu Bölgesi’nde yetişme sine yol açan etken, yaz kuraklığı sebebiyle bölgede geniş
bozkırların olmasıdır.

 

*** Tarım topraklarının geniş olmasına rağmen İç Anadolu’da ürün çeşidinin az olmasının sebebi iklimin elverişsiz olmasıdır.

 

***İç Anadolu Bölgesi’nde ekilen tohumun niteliği ve ekim  yöntemleri değişmediği halde buğday verimi kurak yıllarda hektar başına 100- 200 kg iken, yağışlı yıllarda 2000 kg’a çıkar. Bu gözleme göre İç Anadolu’da buğday veriminin artması sulama gereksiniminin karşılanmasına bağlıdır.

 

***İç Anadolu bölgemizin kıyı bölgelerimize göre daha az nüfuslanmış olmasının sebepleri yağışların yetersizliği, kışların uzun ve sert geçmesi, ürün çeşidinin azlığı ve gelir kaynaklarının sınırlı oluşudur.

 

*** Kerpiç, yıllık yağışın az olduğu yerlerin yapı malzemesi olduğuna göre kerpiçten yapılmış evlerin en çok iç Anadolu’da
bulunması beklenir.

 

*** Kırkikindi diye bilinen konveksiyon yağışları en çok İç Anadolu bölgesinde görülür,

 

*** İç Anadolu Bölgesi ikliminde yaz kuraklığının erken başlaması sebze türü bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar.

 

*** Karabük, Ereğli ve İskenderun’da demir çıkarılmadığı halde demir- çelik endüstrisinin bulunması, buraların ulaşım kolaylığı ve enerji bulunması özelliklerinin sonucudur.

 

*** Türkiye’nin dış satımında (ihracat) pamuk, pamuklu ürünler, tütün, turunçgiller, fındık, üzüm ve incir önemli bir yere sahiptir.

 

*** Türkiye’de seracılığın diğer bölgelerden çok Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşmasının nedeni seracılığın bu bölgelerde daha ucuza yapılabilmesidir. (Kış ılıklığı ya da güneşli gün sayısının fazla olması)

 

 

*** Makineli tarım, Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde yaygınlaştığı haldeKaradeniz Bölgesin ‘de ve doğu Anadolu’da yaygınlaşmamıştır. Bunun nedeni yer şekillerinin makine kullanımına elverişli olmamasıdır.

 

*** Türkiye’deki akarsulardan özellikle enerji üretimi, sulama ve kullanma suyu sağlama alanlarında yararlanılmaktadır.

 

*** Bor ve krom Türkiye’de çıkarılan ve dünya çapında önemli olan madenlerdir.

 

*** Bölge yüzölçümüne göre ekili dikili alanın en az olduğu bölge Doğu Anadolu ve Karadeniz, en çok olduğu bölge ise Marmara’dır. (Sebebi yer şekilleri)

 

***Doğu Anadolu Bölgesi yağış bakımından iç Anadolu bölgemizden daha elverişlidir. Sebebi ise yükseltinin fazlalığıdır.

 

*** Türkiye’de tarım hasadının en geç başladığı bölge Doğu Anadolu bölgesi, en erken başladığı bölge Akdeniz Bölgesi’dir. (Sıcaklık)

 

*** Bölgelerimizin yüzölçümlerine göre büyükten küçüğe doğru sıralanışı; Doğu Anadolu, İç Anadolu, Karadeniz, Akdeniz,
Ege, Marmara, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.

 

 

*** Ulaşımda en ucuz denizyolu ve demiryoludur.

 

*** Okyanuslar büyüklüklerine göre Büyük okyanus (Pasifik), Atlas Okyanusu (Atlantik) ve Hint Okyanusu şeklinde
sıralanır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu