YKS Tarih – Milli Mücadelenin Hazırlık Dönemi

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a Çıkması(19 Mayıs 1919) 

Buradaki durumu incelemek ve asayişi sağlamak üzere Mustafa Kemal’e padişah ve hükümet tarafından olağanüstü yetkilerle 9. Ordu Müfettişliği görevi verilmiştir.
9. Ordu Müfettişi olarak atanan Mustafa Kemal’in görev ve yetkileri şunlardır:
l. Görev bölgesinde asayişi sağlama
ll. Halkın elindeki silah ve cephaneyi toplayıp koruma
lll. Türk ordusunun terhis edilme işlemini hızlandırma
lV. İşgallere karşı mücadele eden milli kuruluşları ortadan kaldırma
V. Bunların sağlanması için sivil makamlara da emretme

Mustafa Kemal Paşa, Samsun’da güvenliğin sağlanması yolunda tedbirler almış İstanbul’a gönderdiği raporda “Bölgedeki karışıklıktan Türkler değil, Rumlar ve İtilaf devletleri subayları sorumludur.” demiştir. Ayrıca ordu ile ilk teması kurmuştur.

Mustafa Kemal’in ulusal kurtuluş programında;
Ulusal bilinci uyandırarak halkı milli mücadeleye katmak,
Ulusal birliği sağlamak ve yeni bir ulusal meclis açmak,
Düzenli ordu kurmak,
Cephe savaşları yapmak amaçları yer almıştır.

 

Havza Genelgesi (28-29 Mayıs 1919) 

Samsun İngiliz işgali altında olduğu için Havza’ya gelen Mustafa Kemal Paşa burada askeri ve sivil makamlara yayınladığı genelgede,
l. Anadolu’nun her köşesinde işgalleri kınayan protesto mitingleri yapılmalı, hükümete ve İtilaf devletleri temsilcilerine protesto telgrafları çekilmelidir.
ll. Gösteriler sırasında, azınlıklara ve İtilaf subaylarına zarar verilmemelidir.
lll. Milli Cemiyetlerin kurulmasına hız verilmelidir.
lV. Mondros hükümlerine uyulmamalı ve askerlerin terhisi önlenmelidir.
Maddelerine yer verilmiştir.

Mustafa Kemal’in bu çalışmaları sonucu İtilaf devletleri, İstanbul Hükümeti’ne baskı yaparak M. Kemal’in İstanbul’a geri çağrılmasını istemişlerdir.

 

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) 

Genelgenin Amacı
İşgallere karşı Anadolu’da başlayan direniş hareketlerini(Müdafaa-i Hukuk) tek merkezden yönetmek, bunu sağlamak için de ulusal bir kongrenin toplanmasını sağlamaktır.

Hükümleri
l. Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir.
-Kurtuluş Savaşı’nın amacı ve gerekçesi belirlenmiştir.
-Bölgesel kurtuluşu çare olarak görenlere uyarı yapılmıştır.
ll. İstanbul Hükümeti, üzerine düşen görev ve sorumluluğunu yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir.
-İstanbul Hükümeti yok sayılmıştır.
-Kurtuluş Savaşı’nın ihtilal safhası başlamış ve mücadelenin gerçeklerinden bir daha halka duyurulmuştur.

lll. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
-Egemenliğin kaynağının saltanattan millete geçeğinin ve yönetim şeklinin değişmeyeceğinin bir göstergesidir.
-“Ulusal bağımsızlık” mücadelesiyle “Ulusal egemenlik” mücadelesinin bir arada yürütüleceği belirtilmiştir.
-Türk İnkılabının evrensel nitelikte olduğunun kanıtıdır.
-“Milletin bağımsızlığını kurtarmak ifadesi” ile Kurtuluş Savaşı’nın amacı, “Milletin bağımsızlığını yine millet kurtaracaktır.” ifadesi ile de Kurtuluş Savaşı’nın yöntemi açıklanmıştır.
-Anlaşma devletleri ve İstanbul Hükümeti’ne bir uyarı niteliği taşıdığından aynı zamanda bir “ihtilal Beyannamesi”dir.

lV. Milletin durumunu saptamak ve halkın sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurulun varlığı şarttır.
-Mücadeleyi halk iradesine dayandırarak örgütlü hale getirmeyi amaçlamıştır. Temsil Kurulu düşünce olarak ortaya konulmuştur.

V. Anadolu’nun en güvenli yeri olan Sivas’ta milli bir kongre toplanmalıdır.
-Milli Mücadele’nin millet iradesine dayalı olarak yürütülmesi amacıyla kongre düzenlenmesi düşünülmüştür.

Vl. Her ilden halkın güvenini kazanmış üç delegenin seçilip yola çıkması, kötü bir durumla karşılaşılmaması için de bunun milli bir sır gibi saklanması gerekmektedir.
-Delegelerin seçimle belirlenecek olması milli iradeye önem verildiğini kanıtlar.

Vll. Delegeler Müdafaa-i Hukuk grupları, Redd-i İlhak dernekleri ve belediyeler tarafından seçileceklerdir.
-Halkın güvenini kazanmış kişilerin katılımının sağlanmasıyla milli mücadele yanlılarının seçilmesi amaçlanmıştır.
-Alınacak kararlar millete mal edilmek istenmiştir.

Vlll. Doğu illeri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da toplanacak kongreye katılan delegeler, kongre bitiminden sonra Sivas’a hareket edeceklerdir.

lX. Askeri ve milli örgütler hiçbir biçimde dağıtılmayacak, komuta devredilmeyecektir. İşgal eylemlerini komutanlar birliklerine haber verecek, silah, cephane, cephane ve diğer araçlar hiçbir şekilde elden çıkarılmayacaktır.
-İtilaf defletlerine ve Mondros Ateşkes Antlaşması’na karşı açıkça tepki gösterilmiştir.

Sonuçları ve Önemi
-Amasya Genelgesi’ni yayımlamakla Mustafa Kemal Paşa görev ve yetkilerini aştığından, Anlaşma devletlerinin baskısıyla İstanbul’a geri çağrılmıştır.
-Anlaşma devletleri Mustafa Kemal Paşa’nın gerçek niyetini anlamışlardır.
-İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal Paşa’nın resmi görevine son vermiştir.
-Mustafa Kemal Paşa da gönderdiği karşı telgrafla askerlikten istifa ettiğini bildirmiştir.
-Kurtuluş Savaşı’nın amacı, gerekçesi ve yöntemi açıklanmıştır.
-Milli mücadelenin eylem aşamasını başlatmıştır.
-İstanbul’un Anadolu’ya hâkim değil bağımlı olması gerektiğini ortaya koymuştur.

Erzurum Kongresi(23 Temmuz – 7 Ağustos 1919) 

Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyetleri tarafından toplanmış, Mustafa Kemal ve Kazım Karabekir davet edilmiştir.

Kongrenin Toplanma Amaçları
l. Ermeni ve Rum tehlikesine karşı alınması gereken önlemleri belirlemek.
ll. Bölgedeki Türk nüfusunu her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı korumak, varlığını devam ettirmek.
Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum Kongresi’ne gidiş amacı ise düşündüğü ulusal kongre için doğu illerinin desteğini sağlamak, Amsya Genelgesi esaslarını Doğu illeri delegelerine daha iyi tanıtmaktı.

Kongrede Alınan Kararlar
l. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez.
-İlk kez milli sınırlardan söz edilmiştir.

ll. Bir bütün içinde bulunan Doğu illeri, her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı tüm milletçe birlik olarak savunulacaktır.

lll. İstanbul Hükümeti vatanın istiklalini sağlayamazsa Anadolu’da geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet milli kongre tarafından seçilecektir.
-Hükümetin, milli kongre tarafından oluşturulacağının belirtilmesi “Ulus iradesine” önem verildiğinin bir göstergesidir.
-Hükümetin devleti temsil ettiği bilgisi dikkate alındığında bu karar ile yeni bir Türk Devleti’nin kurulması düşüncesi belirtilmiştir.

lV. Padişah ve hilafeti kurtarmak için milli kuvvetleri etkili, milli iradeyi egemen kılmak esastır.
-Birbiriyle çelişen bu kararın alınmasında ortamın müsait olmaması ve saltanat yanlılarının da ulusal mücadeleye katılımının sağlanması amacı etkili olmuştur.
-Ulusal irade kavramı halka benimsetilmek istenmiştir.
V. Hıristiyan azınlığa siyasi hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozan ayrıcalıklar verilemez.
-Islahat Fermanı’na tepki niteliği taşımaktadır.

Vl. Mebusan Meclisi’nin derhal toplanmasına ve hükümet işlerinin meclis denetimi altında yürütülmesine çalışılacaktır.
-Bu karar “ulus egemenliğine önem verildiğinin” kanıtıdır.

Vll. Manda ve himaye kabul edilemez.

Vlll. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’deki Cemiyetler birleştirilecektir.
-Böylece milli mücadele tek elden yürütülecektir.

lX. Sömürme amacı olmaması koşulu ile dış yardım alınabilir.
-Bu karar, kongrede dış politika ile ilgili kararlar alındığının ve bir meclis gibi hareket edildiğini kanıtlar.

Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri 

l. Balıkesir Kongresi (28 Haziran-12 Temmuz 1919)
Balıkesir ve çevresinde Yunanlıları Anadolu’dan çıkarmak için bir direniş hattı oluşturulmuştur.

ll. Balıkesir Kongresi (26-30 Temmuz)
Alınan başlıca kararlar;
-Yunan ordusunun hareketine karşı seferberlik devam edecektir.
-Herkes Yunan ordusuna karşı silahaltına alınmakla yükümlüdür.
-Askerlikten kaçanlar cezalandırılacaktır.
-Direnişi bir elden yürütebilmek için Merkezi bir heyet kurulacaktır.
Alaşehir Kongresi(16-25 Ağustos 1919)
Balıkesir Kongresi’nde alınan kararların yeniden göz geçirilmesi ve daha iyi uygulanabilmesi amacıyla toplanmıştır.

Alaşehir Kongresinde başlıca alınan kararlar şunlardır:
-Yunan ordusuna karşı direniş işgaller sona erene kadar sürecektir.
-Yunan ordusuna karşı askere alma işlemleri hızlandırılacaktır.
-Yunan ordusunun Müslüman halka karşı yaptığı işkence ve katliamlar nedeniyle gerekirse Yunanlılara karşı İtilaf devletlerinden yardım istenecektir.

 

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919) 

Bu kongrenin yapılacağı daha önce Amasya Genelgesi ile Mustafa Kemal tarafından duyurulmuş ve Erzurum Kongresi ile doğuda birlik sağlanmıştı. Şimdi sıra artık dağınık cemiyetlerin birleştirilmesine ve işleri yürütecek bir hükümet kurulmasına gelmişti.
Kongreden başarılı sonuçlar çıkmasını engellemek için İtilaf devletlerinin gizli oyunları ve İstanbul Hükümeti’nin baskıları ile kongre çalışmaları başlarken bazı sorunlar ortaya çıkmıştır.
l. Ali Galip Olayı: Elazığ valisi Ali Galip, emrindeki kuvvetlerle kongreyi basmak istemiş, fakat vatansever subaylarca önlenmiştir.
ll. Bazı delegeler Mustafa Kemal’in başkanlığına karşı çıkmıştır.
lll. Manda ve himaye fikri Erzurum’da reddedilmiş; fakat Amerikalıların kongreye gönderdikleri gözlemcilerin etkisiyle manda ve himaye fikri bazı deleger tarafından yeniden savunulmuştur. Fakat Mustafa Kemal’in kararlı tutumuyla manda fikri bir daha gündeme gelmemek üzere reddedilmiştir.

Kongrede Alınan Kararlar,
l. Bölgesel cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirildi.
-Milli mücadelenin tek elden yürütülmesi amaçlanmıştır.

ll. Kongre kararlarını ve milli mücadele hareketini halka duyurmak amacıyla “İrade-i Milliye” adıyla bir gazete çıkarılmasına karar verildi.
lll. Temsil Kurulu bütün yurdu temsil eder kararı alınarak ulusal hale getirildi. Üye sayısı artırıldı.

lV. Temsil Kurulu, Ali Fuat Paşa’yı Batı cephesi komutanlığına tayin ederek yürütme yetkisini üstlendiğini ortaya koydu.

Kongre Sonrası Gelişmeler
-Temsil Heyeti, Kongre sonrasında tüm yurda telgraflar çekerek “İstanbul ile tüm haberleşmenin kesilmesini, İstanbul’un Anadolu’ya tayin ettiği komutan ve valilerin kabul edilmemesini” belirtmiştir. Böylece Temsil Heyeti İstanbul Hükümetine bağlı olmadığını göstermiştir.
-Bunun üzerine Damat Ferit Paşa istifa etmiş ve yerine Ali Rıza Paşa getirilmiştir.

 

Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919) 

Görüşmenin Amacı
Ali Rıza Paşa Hükümeti, milli mücadelecileri kontrolü altına almayı amaçlarken; Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararları bu hükümete onaylatmak istemiştir.

Mustafa Kemal ve Salih Paşa arasında yapılan görüşmeler sonucu imzalanan Amasya Protokollerine göre,
l. İstanbul Hükümeti’yle Temsil Kurulu arasında hiçbir anlaşmazlık kalmamıştır.

ll. Meclis-i Mebusan derhal toplanmalıdır.
-Amaç, ulusal mücadele ilkelerini millet iradesiyle meşrulaştırmaktır.

lll. Seçimler serbest ve müdahalesiz yapılacaktır.
-Halk iradesinin özgürce ortaya çıkmasını sağlamaya yöneliktir.
lV. Meclis-i Mebusan’ın kabul etmesi halinde İstanbul Hükümeti de Sivas Kongresi kararlarını kabul edecektir.
-Meclis üstünlüğü esası görülmektedir.

V. Temsil Kurulu’nun görüşü alınmadan İstanbul Hükümeti hiçbir uluslararası barış antlaşması imzalamayacaktır.
-Salih Paşa bu kararı kabul etse de İstanbul Hükümeti “merkezi otoriteyi” korumak adına bu kararı reddetmiştir.

Vl. Meclis-i Mebusan’ın güvenlikte olmayan İstanbul’da toplanması uygun değildir.
-İtilaf işgali altında olan istanbul’da, Meclis-i Mebusan’ın kararlarında bağımsız hareket edemeyeceği endişesi önemlidir.

Önemi
-İstanbul Hükümeti’nin temsilcisini görüşme amacıyla Anadolu’ya göndermesi “Anadolu Hareketi’nin” gücünü ispatlar.
-Heyet-i Temsiliye İstanbul Hükümeti’nce hukuken tanınmıştır.

Temsil Kurulu’nun Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)
Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisi toplantılarını ve gelişen olayları daha yakından izlemek üzere,
-ulaşım ve haberleşme imkânlarının daha iyi olması,
-Batı Cephesi’ne yakın olması,
Gerekçeleriyle Temsil Kurulu’nun Ankara’ya taşınmasına karar vermiştir. Bundan sonra bu şehir milli mücadelenin ve bağımsızlık savaşının merkezi olmuştur.

Son Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin Toplanması ve Misak-ı Milli(12-28 Ocak 1920)
Seçimler sonrasında Mustafa Kemal Paşa, milletvekilleri ile ön toplantılar yapmıştır.

Mustafa Kemal;
-Milli mücadele hareketini temsilen mecliste Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kurulmasını,
-Meclis başkanlığına da kendisini seçmelerini istemişti.

Misak-ı Milli
Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin vatanın geleciğine yönelik aldığı kararlar bütünüdür.

Alınan Kararlar
l. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı gün işgal altında bulunan Arap milletlerinin durumu yöre halkının serbestçe vereceği oya göre belirlenecektir. Bunun dışında kalan o gün işgal edilmemiş Türk ve Müslüman çoğunluğunun bulunduğu bölgelerin tümü bir bütündür, parçalanamaz.

ll. Daha önceden anavatana katılmış olan Elviye-i Selase için gerekirse tekrar halkın oyuna başvurulacaktır.

lll. Batı Trakya’nın hukuki durumunun belirlenmesi, halkın serbestçe verecekleri oy ile mümkün olacaktır.
-Böylece Mondros Mütarekesi’nden sonra ilk defa yeni Türk yurdunun sınırları çiziliştir.

lV. İstanbul ve Marmara’nın tüm tehlikelerden uzak tutulması halinde, Boğazlar dünya ticaretine açılabilir.

V. Azınlıkların hakları komşu ülkelerdeki Müslümanlara tanınan oranda olacaktır.
-Azınlıkların Türklerden fazla hak almasını önlemek ve komşu ülkelerde yaşayan Türklerin haklarını genişletmek amaçlanmıştır.

Vl. Siyasi, adli, mali, gelişmemize engel olan sınırlandırmaların kaldırılması gerekmektedir. Hissemize düşecek dış borçlarımızın ödenmesi şartları da bu esasa uygun olacaktır.
-Kapitülasyonların kaldırılmasına yönelik bir karardır.
-Hükümde Kapitülasyon kavramının kullanılmamasının nedeni İtilaf devletlerinin tepkisini çekmemektir.

Önemi
-Milli ve bölünmez Türk vatanının sınırları çizilmiş, ulusal bağımsızlığın gerçekleşmesine yemin edilmiştir. Milli bağımsızlık doğrultusunda kararlar alınmıştır.
-Alınan kararların temellerini Erzurum ve Sivas Kongresi kararları oluşturmuştur.
-Kararlarda savaştan söz edilmemiş; Wilson İlkelerini kullanılarak barışçı yollardan amaca ulaşmak istenmiştir.

Misak-ı Milli’nin İlan Edilmesinden Sonraki Gelişmeler
-İtilaf devletlerinin Misak-ı Milli kararlarının geri çektirilmesi konusuna hükümete yaptığı baskılar sonucunda Ali Rıza Paşa istifa etmiştir.
-Yerine getirilen Salih Paşa da baskılara boyun eğmemiştir.
-Bunun üzerine İtilaf devletleri İstanbul’u resmen işgal etmişlerdir.
-İtilaf devletleri, Mebusan Meclisi’ni basıp bir kısım milletvekillerini tutuklamışlar ve bazılarını da Malta Adası’na sürgüne göndermişlerdir.

İşgal tamamlandıktan sonra İşgal Komutanlığı bir bildiri yayımlayarak şunları ortaya koymuşlardır:
l. Mondros Ateşkes Antlaşması gereğince Müttefiklerin Osmanlı ülkesinin güvenliğini sağlamayı üstlendikleri ve işgal ile güvenliği sağlayacaklarını,
ll. Sürdürmekte oldukları barış görüşmeleriyle Osmanlı ülkesini kalkındıracak, halkın mutluluğunu sağlayacak bir barış yapmaya çalıştıklarını,
lll. Halife iradesine başkaldıran bazı eski ittihatçıların barışa karşı çıktıklarını, bu nedenle İstanbul’u işgal etmek zorunda kaldıklarını, amaçlarının Padişahın egemenliğini güçlendirmek olduğunu, bunu sağladıktan sonra işgali kaldıracaklarını,
lV. Fakat barışı engelleyici eylemler durmazsa işgalin de süreceğini bildirmişlerdir.
Mustafa Kemal derhal bir beyanname yayınlayarak;
-İstanbul’un işgalini protesto etmiş,
-İstanbul ile telefon ve telgraf görüşmelerinin kesilmesini, Anadolu’da vazifeli bulunan işgal subaylarının tutuklanmasını bildirmiş,
-Yine bu beyannamede Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip meclisin toplanacağını duyurmuştur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu