YKS Tarih – Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası

Yabancı Okullar Sorunu(1926) 

 

-1856 Islahat Fermanı ile azınlıkların ve Batılı devletlerin okul açma izni genişletilmiştir. Lozan’da Türkiye’deki yabancı okulların Türk kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uyması esası getirilmiş; Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Osmanlı Devleti döneminde eğitim alanında verilen ayrıcalıklarına son verilmiştir.
-Cumhuriyet döneminde bu kanun gereği, okullarda Türk dilinin, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulması, Türk müfettişleri tarafından da denetlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Buna uymak istemeyen bazı okullar, bağlı oldukları hükümetlere meseleyi bildirip müdahale etmelerini teklif etmişlerdir.
-Bunun üzerine batılı devletler, okulların eski statüsünün devam ettirilmesi konusunda Türk hükümeti ile görüşmek istemişler; Türk hükümeti bunu bir iç mesele sayarak görüşme konusu yapmayı kesinlikle reddetmiş ve böylece bağımsız devlet anlayışından taviz vermemiştir.

 

Musul Sorunu(1926) 

-Lozan görüşmeleri sırasında İngiltere, Musul konusunda uzlaşmaz tavır takınınca konu sonraya ertelenmiş; 1924’te görüşmeler tekrar başlamıştır. İngiltere’nin, “Musul Irak toprakları içindedir, Irak da İngiliz mandasındadır.” diyerek burayı Türkiye’ye vermeye yanaşmaması görüşmelerin sonuçsuz kalmasına neden olmuş ve İngiltere ile savaş durumuna gelinmiştir.
-Bu sırada doğuda Şeyh Sait İsyanı patlak verdiği için Musul’la yeterince ilgilenilememiştir.
-Konu daha sonra Milletler Cemiyeti’ne götürülmüş; ancak bu görüşmelerden de olumlu bir sonuç alınamayınca İngiltere ile Türkiye arasında Ankara Antlaşması yapılmıştır.(5 Haziran 1926)
Ankara Antlaşması’na göre;
Musul, Irak sınırları içine alınmış ve buna karşılık Musul petrol gelirlerinin %10’luk hissesinin 25 yıl süre ile Türkiye’ye verilmesi kararlaştırılmıştır. Anlaşma şartları gereğince Türk Hükümeti bu hakkından 500.000 sterlin karşılığında vazgeçmiştir.

 

Nüfus Mübadelesi(Takası) ve Etabli Sorunu (10 Haziran 1930) 

-Lozan Antlaşması’nda yer alan, “Batı Trakya’daki Türkler ile İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler yer değiştirecek” maddesinin uygulanması sırasında ortaya çıkan bir sorundur.
-İstanbul’da mümkün olduğu kadar çok sayıda Rum bırakmak isteyen Yunanistan, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından önce burada bulunan soydaşlarının söz konusu değişiklik dışında tutulmasında diretiyordu. Bundan dolayı Türk-Yunan ilişkileri gerginleşmiş; Yunan Hükümeti gözdağı vermek için Batı Trakya Türklerinin mallarına el koymuştur. Türk Hükümeti de aynı şekilde karşılık verince sorun Milletler Cemiyeti’ne götürülmüştür.

-Milletler Cemiyeti’nde de sorun çözülemeyince anlaşmazlık silahlı bir çatışmaya varmadan görüşmeler tekrar başlamış, diplomasiye başvurularak barışçı yollarla sorun çözümlenmiş ve Türkiye’de yaşayan Rumlar Türk vatandaşı, Yunanistan’da yaşayan Türkler Yunan vatandaşı olarak kabul edilmiştir.

Milletler Cemiyeti’ne Giriş(18 Temmuz 1932) 

l. Dünya Savaşı’ndan sonra Wilson İlkeleri’ne dayanarak kurulan bu cemiyet, milletlerarası sorunların barışçı yollardan çözümlenmsini amaçlamıştır.
Türkiye,
-Uluslararası alanda yalnızlıktan kurtulmak,
-Dünya barışına katkıda bulunmak,
-Sınırlarını ve güvenliğini korumak,
-Barışçı bir politika izlediğini diğer devletlere duyurmak amaçlarıyla 18 Temmuz 1932’de bu cemiyetin üyesi olmuştur.
Dış Borçlar Sorunu(1933)
1929 dünya ekonomik bunalımının etkisiyle Türkiye Cumhuriyeti borçları ödemede zorluk yaşamış ve Fransa ile yapılan görüşmeler sonucunda uygun şartlarda ödeme yapma kararı alınmıştır. Türkiye kendi payına düşen borçları 1954’e kadar ödemiştir.

 

Balkan Antantı(9 Şubat 1934) 

1933’te İtalya ve Almanya tehlikesi görülmeye başlamıştır. Balkan devletleri aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, güvenliklerini sağlamak ve barışı devam ettirmek üzere bir araya gelmişler, Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya’nın katılımıyla Balkan Antantı imzalamışlardır.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936) 

-Boğazlar ve çevresi, Lozan’daki statüye göre kurulan Boğazlar komisyonunca idare ediliyor ve Türkiye, Boğazlarda asker bulunduramıyordu.
-Bu durum, Türkiye’nin tam bağımsızlığına ve Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarına gölge düşürüyordu. İtalya’nın Habeşistan’a saldırması, Almanya’nın Ren Bölgesi’ni işgal etmesi dünya barışını tehdit edince Türkiye Milletler Cemiyeti’ne başvurarak, Boğazlar üzerinde Türk hakimiyetinin tam olarak kurulmasını istemiştir.
-Bu istek, ilgili devletlerce de olumlu karşılanarak 20 Temmuz 1936’da Montrö Sözleşmesi imzalanmıştır.

Bu sözleşmeye göre;
l. Lozan Antlaşması ile kurulan Boğazlar Komisyonu kaldırılmış ve Boğazların yönetimi Türkiye’ye bırakılmıştır.
ll. Boğazların iki yakasında Türkiye’nin asker bulundurması ve tahkimat yapabilmesi kabul edilmiştir.
lll. Boğazların yabancı devletlerin ticaret gemilerine açık tutulması, savaş gemilerinin geçişinin ise sınırlandırılması onaylanmıştır.
LV. Türkiye bir savaş tehlikesi ile karşılaşır veya bir savaşa girerse Boğazları istediği gibi kapatabilecektir.
V. Türkiye2nin uluslararası saygınlığı artmış; Lozan’daki boğazlarla ilgili şartlara karşın denizlerdeki varlığı güçlenmiştir.

 

Sadabad Paktı(8 Temmuz1937) 

İtalya’nın Orta Doğu’ya, özellikle Körfez gölgesine yönelik tehditlerine karşı doğu sınırlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla Türkiye, Irak, İran ve Afganistan arasında imzalanmıştır. Suriye, Hatay sorunu sebebiyle bu pakta katılamamıştır.
Türkiye’nin doğu sınırı böylece güvence altına alınmıştır.

Hatay Sorunu(23 Haziran 1939) 

Fransa bu bölgedeki mandasını kaldırınca Hatay bağımsız bir devlet olmuştur. Bu durum üzerine Milletler Cemiyeti’ne başvurularak Hatay halkının kendi geleceğini kendisi belirlemesi kabul edilmiştir. 10 ay sonra Hatay meclisinin oy çoğunluğu ile aldığı karara göre, Hatay’ın Türkiye’ye katılması sağlanmıştır.

 

ll. Dünya Savaşı 

Nedenleri
-Almanya2nın l. Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomik sıkıntı içine düşmesi ve Hitler’in “Hayat Sahası” ile Alman ırkçılığını savunarak güçlenmeye başlaması
-l. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan ancak herhangi bir kar elde edemeyen İtalya’nın büyük bir ekonomik sefalet içine düşmesi
-Japonya’nın güçlenmesi ve Avrupalılara rakip olmaya başlaması
-Sovyet Rusya2nın rejimini yaymak amacıyla genişleme siyaseti gütmesi ll. Dünya Savaşı’nın başlamasında etkili olmuştur. İtalya ve Almanya kendi aralarında 1936’da Mihver Grubu’nu kurmuş buna karşılık İngiltere ve Fransa Müttefik Grubu’nu oluşturmuştur. Avusturya ve Çekoslovakya’yı işgal eden Almanya, Ruslarla anlaşarak Polonya’ya girince ll. Dünya Savaşı başlamıştır.(1 Eylül 1939)
-Savaş Mihver Grubunun üstünlüğü ile devam ederken Almanya müttefiki Sovyet Rusya’nın topraklarına da saldırınca (Barbarossa Harekâtı) Rusya taraf değiştirmiştir.

Gelişmesi

-Savaşın ilk yılları Almanya lehine gelişmiştir. Ancak Japonların, Pearl Harbour Baskını’nda ABD donanmasına kayıplar verdirmesi üzerine Amerika, İngiltere’nin yanında savaşa girmiş ve güçlenen müttefikler ünlü Normandiya Çıkarması ile Almanya’yı Fransa’dan atmıştır. Amerikalılar ise Japonya’ya karşı Atom bombası kullanmış; Japonların teslim olmasıyla savaş fiilen sona ermiştir.
-Galip devletler (ABD, SSCB, İngiltere), Yalta Konferansı’nı düzenleyerek dünya ülkelerini kendi kontrolleri altına almaya çalışmıştır. Almanya’yı ikiye ayırarak batısını İngiltere, Fransa ve ABD’nin kontrolüne, doğu bölümünü ise Rusya’nın kontrolüne bırakmışlardır.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Savaştaki Tutumu 
-Atatürk, daha önceden Almanya ve İtalya’nın tutumlarına bakarak savaşın çıkacağını anlamış ve böyle bir durumda Türkiye’nin tarafsız kalmasını istemişti. Müttefik ve Mihver devletleri de stratejik konumu önemi dolayısıyla Türkiye’yi kendi taraflarına çekmeye çalışmış; Türkiye tarafsız kalmayı tercih etmiştir.
-Türkiye yalnız kalmamak ve savaş sonrasında oluşacak uluslararası kuruluşlarda rahatlıkla yer alabilmek için, diplomatik bir girişimle 23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya savaş açmış, ancak savaş bittiğinden herhangi bir çarpışma olmamıştır.
-Türkiye ll. Dünya Savaşı’ndan ekonomik olarak olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Çünkü herhangi bir ihtimale karşı 2 milyon asker silah altına alınmış ve bütün kaynaklar orduya aktarılmıştır. Ayrıca işgücü askere alındığı için üretim gerilemiştir.
-ll. Dünya Savaşı’ndan dolayı ihracat yapamadığımız gibi ithalat da yapılamamış, temel gıda maddeleri bile güç temin edilir hale gelmiştir. Daha önce hazırlanan ll. Beş Yılık Kalkınma Planı savaştan dolayı uygulanamamıştır.

 

Sonuçları
l. Almanya yenilerek ikiye bölünmüştür. Doğu’da Rusya güdümlü Doğu Almanya’ Batı’da ise ABD güdümlü Federal Almanya olmak üzere iki devlet kurulmuştur.
ll. ll. Dünya Savaşı’nda Alman baskısı altında ezilen Yahudiler, İngiltere ve ABD’nin yardımıyla Filistin’de İsrail Devleti’ni kurmuştur.(1948)
lll. Irkçılık anlayışı başarıya ulaşamamıştır.
Lv. İngiltere ve Fransa, sömürgelerini bırakmak zorunda kalmıştır. Bunun üzerine Hindistan, Pakistan, Filipinler, Mısır gibi sömürgeler bağımsız olmuştur.
Vl. Demokrasi anlayışı bütün dünya devletlerini etkilemiştir.
Vll. Soğuk Savaş Dönemi başlamıştır.
Vlll. Sovyet Rusya; Macaristan, Bulgaristan gibi ülkelerde komünist iktidarlar kurdurmuştur.
Lx. Komünizm, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile Çin’de yayılmıştır.
X. ABD ve Rusya dünyanın iki büyük gücü olmuştur.
Xl. Savaş sonrasında ekonomik durumu bozulan ülkeler varlık vergiler almışlardır.
Xll. İngiltere, Kıbrıs’tan çekilmiş ve Kıbrıs Sorunu ortaya çıkmıştır.
Xlll. İtalya’nın terk ettiği On İki Ada ve Rodos Yunanistan’a bırakılmıştır.

 

ll. Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Teşkilatlar 

Birleşmiş Milletler
Dünya barışı ve güvenliği sağlamak amacıyla 25 Nisan 1945’te kurulmuştur. Türkiye 15 Ağustos 1945’te bu teşkilata katılmıştır. Milletler Cemiyeti yerini Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na bırakmıştır.
Organları:
a) Genel Kurul
b) Ekonomik ve Sosyal Konsey
c) Uluslararası Adalet Divanı
d) Sekreterlik
e) Vesayet Konseyi

NATO(Kuzey Atlantik Paktı) 
Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa’daki etkinlikleri üzerine ABD ve Avrupa devletlerinin katılımıyla 4 Nisan 1949’da kurulmuştur. Türkiye 18 Şubat 1952’de bu örgütün daimi üyesi olmuştur.

 

Bağdat Paktı(Cento) 
24 Şubat 1955’te Türkiye, İran, Irak ve Pakistan arasında barışı korumak ve Sovyet tehdidinin engellenmesi amacıyla kurulmuştur.

Varşova Paktı 
Sovyet Rusya denetimindeki Doğu Avrupa ülkeleri tarafından 1955’te kurulmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra önemini kaybetmiştir.

Kore Savaşı(1950) 
ll. Dünya Savaşı’ndan sonra sosyalist rejimi benimseyen Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırısı ile savaş başlamıştır. Türkiye dünya barışını sağlamak üzere 1950’de Kore’ye asker göndermiştir. ve dünyanın takdirini kazanmıştır. 1950’den 1971’e kadar 50 bin asker gönderilmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu