Notlar

YKS Kimya – Kimya Bilimi

İnsanlar madde hakkındaki ilk bilgileri ihtiyaçlarından yola çıkarak deneme-yanılma yoluyla öğrenmişlerdir.

 

Simya; Değersiz metalleri altına çevirebilme, tüm hastalıkları iyi edecek ve insanı ölümsüz yapacak hayat iksirini bulma uğraşılarına simya (alşimi), bu işle uğraşanlara da simyacı (alşimist) denir. Simyacılar felsefe taşı adı verilen gizemli taşı keşfederek hem metalleri altına çevirmek hem de ölümsüzlük iksirini bulmak için uzun yıllar uğraşmışlardır.

 

Simya bilim dalı değildir. Çünkü;

  • Deneysel altyapısı yoktur.
  • Deneme – yanılma yöntemine dayanır.
  • Sistematik bir bilgi birikimi yoktur.

 

Ünlü Simyacılar;

  • Cabir Bin Hayyan
  • Ebubekir Er Razi
  • İbn-i Sina
  • Aristo
  • Demokritus
  • Kleopatra

 

Simyadan Kimyaya; Cam, Barut, Mürekkep, Güherçile, Kıbrıs taşı (FeSO4) gibi maddeler aktarılmıştır.

 

 

İlk bulgularına örnekler:

  • Sert taşlardan av malzemeleri
  • Hayvan derilerinden çadır, giyecek, ayakkabı
  • Ateş (yemek pişirmek, korunmak)

 

Simya Çalışmalarının Özellikleri :
• Sistematik bilgi birikimi yoktur
• Bir bilim dalı değildir
• Simyacılar deneme-yanılma yolu ile çalışırlar
• Teorik temelleri yoktur
• Kimyanın bilim öncesi halidir

 

Eski Çağ İnsanlarının (simyacıların) Keşifleri ve Simyadan Kimyaya Aktarılan Önemli Bulgular :

 

• Ateşin keşfi ile demir, kalay, bakır gibi metalleri eriterek savunma ve saldırı amaçlı kullanmışlardır
• Barınma ihtiyacını gidermek ve vahşi hayvanlardan korunmak için evler yapmışlardır
• Yiyecekleri pişirmek için kap kacak yapmışlardır
• Giyecek ihtiyacını karşılamak için avladıkları hayvanların kürklerini kullanmışlardır.
• Tuzu keşfederek besinleri uzun süre saklamak, hastalıkları tedavi etmek, besinleri tatlandırmak ve hayvanların beslenmesinde kullanmışlarıdır
• Hastalıklardan korunmak için tedavi amaçlı bitkilerden yararlanmışlardır
• Besinleri uzun süre saklamak için damıtma, ısıtma, mayalama, çözme, kavurma, kristallendirme, kükürt buharı ile ağartma gibi yöntemler kullanmışlardır
• Bitkilerden ve çeşitli madenlerden boya maddeleri elde etmişlerdir. Kullandıklar bazı boya maddeleri şunlardır. Malahit, kurşun(ll)sülfür, Kıbrıs taşı (FeSO4), şap (Kal(SO4)2), alizarin, göztaşı (CuSO4)… gibi
• Simya çalışmaları bünyesinde ; kimya, fizik, tıp, astroloji, felsefe, sanat, ekonomi, mistizm gibi uğraşıları barındırır

 

İlk çağlarda kullanılan diğer maddeler

 

Hastalıklardan korunmak, tedavi olmak için

  • Göztaşı (CuSo4,5H2O)
  • Şap (KAI(SO4)2, 12H2O)
  • Ihlamur
  • Isırgan otu
  • Rezene
  • Safran
  • Maydanoz
  • Nane-limon

Boyar Maddeler

  • Kıbrıs Taşı (FeSO4. 7H2O)
  • Göztaşı (CuSO4. 5H2O)
  • Şap (KAI(SO4)2. 12H2O)
  • Malahit (Süslenme amacıyla kullanılmıştır).

Temizleyiciler

  • Zeytinyağı ve Soda

Nem Tutucular

  • Soda (Na2CO3. 10H2O)
  • Tuz pastası (Na2SO4.7H2O)

 

 

yks kimyaAristoya göre 4 element fikri;

Elementler : Su, Hava, Toprak ve Ateş.

Özellikler : Kuru, Sıcak, Islak ve Soğuk.

Elementlere verdiği özellikler ise;

Su : Islak ve Soğuk.

Hava : Islak ve Sıcak.

Ateş : Kuru ve Sıcak.

Toprak : Kuru ve Soğuk.

 

 

Ayrıca Aristo’ya göre bu özellikler değiştirilirse elementlerde birbirine dönüşebilirdi. Aristo’nun bu görüşü yaklaşık olarak 1400 yıl (M.Ö. 300 – M.S. 1700) kabul görmüştür.

 

 

Empodekles (MÖ : 492-432) maddelerin hava, su, toprak ve ateş olmak üzere dört ana elementten meydana geldiğini ileri süren ilk düşünürdür. Empodekles’e göre elementler kendiliğinden bir araya gelmez, onları bir arada tutan sevgi (çekme) ve nefret (itme ) gibi kuvvetler vardır.

 

• Aristo ( MÖ : 384-322) Empodekles’in dört element kuramından esinlenerek yeni bir kuram ortaya koymuştur. Bu kurama göre su, toprak, hava ve ateş dört ana elementtir. Tüm maddeler bu dört elementin farklı oranlarda birleşmesiyle oluşur. Dört ana elementin ise sıcak, soğuk, kuru ve ıslak özellikleri vardır. Elementler bu özellikleri ikili olarak taşırlar. Bu durum aşağıda gösterilmiştir.

 

Daha sonra Robert Boyle yeni bir element kavramı ortaya koymuştur. Robert Boyle elementi kendinden daha basit maddelere parçalanamayan madde olarak tanımlamıştır. Ancak bu tanıma göre Boyle o dönemde bileşenlerine ayrılamayan NH3, NaOH, CaCO3 gibi bileşikleri de element olarak tanımlamak zorunda kalmıştır.Bu ise günümüz element tanımına uymamaktadır.

 

• Günümüzde element ; aynı cins atomlardan oluşan saf madde olarak tanımlanır. Her element farklı isim ve sembollere sahiptir. Elementlerin bu şekilde sembollerle gösterilmesini sağlayan kişi Berzelius’tur.

 

 

Simyacılar aşağıdaki alanlarda herhangi bir çalışma yapmamışlardır:
• Elektrik ve elektrikli aletler (TV, bilgisayar, buzdolabı, klima… gibi)
• Motor ve motorlu araçlar (araba, uçak… gibi)
• Dinamit
• Plastik ürünler (PVC, teflon, naylon, lastik, orlon, polyester… gibi)
• Radyoaktiflik (uranyum, nükleer enerji…)
• Çimento
• Petrol ve ürünleri
• Deterjan
• Aspirin
• Elektroliz

 

Demokritos : Atom kavramını ortaya koymuştur

Platon : Dünyanın elementlerden oluştuğunu ileri sürmüştür

Aristo : Muallim-i evvel (ilk öğretmen) olarak kabul edilir. Empodekles’in tüm maddelerin hava, su, toprak ve ateş olmak üzere dört ana elementten oluştuğu düşüncesini geliştirerek kendi element sınıflandırmasını yapmıştır.

Cabir Bin Hayyan : Dünya üzerindeki ilk kimya laboratuarını kuran kimsedir. Damıtmayı tanımlamış ve deney araçları keşfedip birçok deney gerçekleştirmiştir. Atomun parçalanabileceğini söylemiştir.

Ebu Bekir El Razi : Etil alkolü elde etmiştir. Formik asit ve çiçek aşısını bulmuştur.

İbn-i Sina : Değersiz metallerin değerli metallere dönüşemeyeceğini söylemiştir. Tıpla ilgilenmiş, kitapları (tıp kanunu) uzun yıllar tıp alnında okutulmuştur. Minerallerden söz etmiş, mineralleri ; ateşte eriyenler, tuzlar, taşlar ve kükürtler olarak sınıflandırmışlardır.

Zekeriya El Razi : Maddeci ve akılcı düşünceler dayanarak Cabir’in gizemci düşüncelerine karşı çıkmıştır. Maddenin atomlar ve boşluklardan oluştuğu görüşüne dayanarak, uzayda atomlar ne kadar sıkışık kümelenirse, oluşturdukları maddenin o kadar yoğun olacağını, hava, su ve toprak örnekleriyle ortaya koymuştur

 

 

KİMYANIN ALT DALLARI

 

Organik Kimya

 

Özellikle karbon ve hidrojen başta olmak üzere belli oranlarda azot, oksijen, halojenler, fosfor, silikon ve sülfür elementleri içerebilen bileşiklerin, yapılarını, özelliklerini, bileşimlerini, kimyasal tepkimelerini ve hazırlanmalarını inceleyen kimya dalıdır.

Karbon kimyası olarak da bilinir. Organik kimyada temel elementler karbon ve hidrojendir. Bu elementlerin yanında başta oksijen olmak üzere azot, kükürt, fosfor ve halojenler bulunmaktadır. Organik kimya tıp, sağlık bilimleri, ilaç kimyası, petroloji, boya kimyası, biyokimya, tekstil kimyası, polimer kimyası, tarım ve daha birçok dalı kapsar.

 

İnorganik Kimya

 

Organik olmayan, yani C – H bağı içermeyen bileşiklerin özelliklerini ve kimyasal davranışlarını inceleyen kimya dalıdır.

Organik bileşikler dışındaki diğer bileşikleri inceler. Anorganik kimyanın inceleme alanında mineraller, metaller, ametaller, yarı metaller gibi kimyasal gruplar bulunur.

 

NOT : Asitler, Bazlar, Tuzlar ve Oksitler genellikle inorganik kimya alanı içinde yer alır.

 

Analitik Kimya

 

Herhangi bir maddenin kimyasal bileşenlerinin ya da bileşenlerden bir bölümünün niteliğinin ve niceliğinin belirlenmesini inceleyen bilim dalıdır.

Maddelerin kimyasal bileşiminin nitel ve nicel olarak belirlenmesi üzerine çalışır. İki ana konusu vardır. Bunlar kalitatif(nitelik) analiz ve kantitatif(nicelik) analizdir. Kalitatif analiz, bir maddenin hangi elementlerden oluştuğunu belirlemeye yönelik analiz dalıdır. Kantitatif analiz ise bir bileşiği oluşturan elementlerden her birinin miktarını belirlemeye yönelik analiz dalıdır.

 

Biyokimya

 

Bitki, hayvan ve mikroorganizma biçimindeki bütün canlıların yapısında yer alan kimyasal maddeleri ve canlının yapısında yer alan kimyasal maddeleri ve canlının yaşamı boyunca sürüp giden kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır.

Tüm canlıların yapısındaki kimyasal maddeleri ve kimyasal süreçleri inceleyen kimya alt disiplinidir. Organizmada bulunan yağ, protein,karbonhidrat vb kimyasalları inceler ve bunların organizmadaki döngülerini inceler. Biyokimya canlı kimyası olarak da bilinir.

 

Fizikokimya

 

Organik ya da inorganik, yalın ya da karışım halindeki kimyasal sistemlerini, enerji-iş dönüşümlerini fizik yasaları yöntemleriyle inceleyen bilim dalıdır.

Kimyasal sistemlerin özelliklerini , davranışlarını ve bu sistemlerde meydana gelen enerji değişimlerini inceleyen kimya alt disiplinidir. Kısacası maddenin ölçülebilir özelliklerini ölçen, bunlarla ilgili teoriler ortaya koyan ve sıcaklık, basınç, derişim gibi etkenlerin madde ve tepkimeler üzerindeki etkisini inceleyen kimya alt disiplindir. Fizikokimya zaman içerisinde termodinamik, elektrokimya, kimyasal kinetik, çekirdek kimyası, kuantum kimyası ve spektroskopi gibi alt bilim dallarına ayrılmıştır.

 

Polimer Kimyası

 

Günlük hayatta kullanılan naylon, plastik, orlon, vs temelli maddelerin oluşum süreçlerini ve elde edilen polimerlerin yapılarını, özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.

Çok sayıda küçük molekülün birbirine bağlanarak daha büyük moleküller oluşturmasına polimerleşme, oluşan büyük moleküle polimer denir. Polimerlere örnek; PVC, Teflon, naylon, hortum, pet şişe vs. Polimer kimyası, polimerlerin yapılarını, özelliklerini, diğer maddelerle etkileşimlerini ve üretim tekniklerini inceleyen kimya alt disiplinidir.
Yukarıda kimya alt disiplinlerinden başlıca olanları anlatılmaya çalışılmıştır. Bu bahsedilenlerin dışında çevre kimyası, termokimya, teorik kimya, akışkanlar kimyası, atmosfer kimyası, jeokimya, farmosötik kimya ve gıda kimyası gibi daha birçok alandan bahsetmek mümkündür.

 

 

Farmakoloji

 

Canlı organizmadaki (deney hayvanı ve insandaki) ilaç etkilerini ve canlı organizmaya alınan ilaçların yapılarını inceleyen bilim dalıdır.

 

Nükleer Kimya

 

Atomların çekirdekler ve atom altı tanecikler arasındaki tepkimeleri inceleyen kimya dalıdır.

Atom çekirdeği ve çekirdek tepkimeleriyle ilgilenen kimya alt disiplinidir. Radyoaktif elementler, bunların özellikleri ve kullanım alanları bu disiplinin inceleme alanına girer.

 

Elekrokimya

 

Maddenin elektriksel yapısını, elektrik enerjisi ile kimyasal değişimler arasındaki ilişkiyi inceleyen kimya alt disiplinidir. Eleketrokimyanın pratik uygulamalarına; elektrik güç kaynakları olarak yakıt hücreleri ve pillerin yapımı, başlıca kimyasalların üretimi, maddelerin saflaştırılması, metal kaplamacılığı ve daha birçok alanda elektrokimyasal yöntem ve buluşlardan faydalanılır.

 

 

Petrokimya

 

Petrol rafineri ürünleri ve doğal gazdan başlayarak plastik, lastik ve elyaf hammaddeleri ve diğer organik ara mallar üreten bir sanayi dalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Reklam Engelleyici Tespit Edildi

Sitemizde sizi rahatsız edecek reklamlar gösterilmez. Tüm reklamlar Google politikalarına uygundur.

Lütfen AdBlock vb. reklam engelleyici eklentiler için sitemizi istisna olarak ekleyin veya devre dışı bırakın. Sonra sayfayı yenileyip sitemizde gezebilirsiniz.

İyi Çalışmalar Dileriz

www.unikampus.net

 

Close