Notlar

YKS Fizik – 9. Sınıf Fizik Özeti

Milli Eğitim Bakanlığı  9. sınıf Fizik ders kitabından derlenen özet bilgilere bu yazımızda ulaşabilirsiniz. 

 

Gözlem bilimsel bilgiye ulaşmanın yollarından biridir. Bir nesneyi, olayı veya gerçeği,
niteliklerini belirlemek amacıyla, planlı olarak ele alıp inceler. Gözlem, doğada gerçekleşen
olayları anlamak ve açıklayabilmek için doğrudan duyu organları ile veya farklı araç gereçlerle
toplanan verilerden sonuçlar çıkarmaktır. Elde edilen verilerden yola çıkarak bir olay
hakkında akıl yürütme yolu ile bir sonuca varmaya çıkarım denir. Gözlemlerden elde edilen
veriler bir bilimsel düşünceyi doğruluyor ya da yanlışlıyor ise delil olarak nitelendirilir.

 

Değişken: Bir deneyde değişebilen uzunluk, zaman gibi büyüklükler ile
maddenin cinsi gibi faktörlerdir.

Bağımsız değişken: Deney esnasında değişiklik yaptığımız değişkendir.

Bağımlı değişken üzerinde etkisi olduğunu düşündüğümüz değişkenlerdir.

Bağımlı değişken: Bağımsız değişken üzerinde yaptığımız değişikliklerden
etkilenen değişkendir.

Kontrol değişkeni: Bir deney esnasında sabit tuttuğumuz ve diğer değişkenler
üzerinde etkisi olabilecek değişkenlerdir.

Veri: Gözlem sonucu elde edilen değerlerdir.

Tablo: Değişkenlerin aldığı değerlerin düzenli bir biçimde gösterilme şeklidir.

Grafik: Bir deney esnasında toplanan verileri kullanarak değişkenler arasındaki
sayısal ilişkinin gösterimidir.

Çıkarım: Elde edilen verilerden yola çıkarak bir olay hakkında varılan sonuçtur.

Model: Fiziksel bir sistemin ya da sürecin yapısını anlatan/açıklayan gösterimdir.

Matematiksel model: Fiziksel bir sistemi ya da süreci tanımlayan matematiksel
bir ifadedir.

 

Bilimsel bilgiye rasyonel düşünce (akıl yürütme) yoluyla ve matematiksel çıkarımlar
yaparak da ulaşılabilir. Bilinenler üzerinden akıl yürüterek yeni bilgilere ulaşılabilir.

 

Fizikte matematiksel modellerin yanı sıra gözlemleyemediğimiz olayları görsel bir hâle getirmek için
de farklı modeller kullanılır.

 

Fiziksel büyüklükler iki temel grupta sınıflandırılır. Tek başına ifade edilebilen büyüklükler
temel büyüklükler olarak adlandırılır. Temel büyüklükler cinsinden ifade edilen
diğer büyüklükler ise türetilmiş büyüklükler olarak adlandırılır

 

 

 

Sadece birim ve sayı belirtilmesi ile anlam kazanan büyüklüklere skaler
büyüklükler denir. Büyüklüklerin anlam kazanabilmesi için, sayı ve birimin yanında yönün
de belirtilmesi gereken büyüklüklere ise vektörel büyüklükler denir.

 

 

Skaler : Kütle , Hacim , Özkütle , Zaman , Sürat

Vektörel : Kuvvet , Hız , Ağırlık , Konum

 

 

Bu hataların kaynağı ölçümü yapan kişi, ölçüm aracı, ölçüm yöntemi ya da ölçme ortamı olabilir.

 

Ölçüm yaparken hata payını azaltmak için ölçümü birkaç kez tekrar edip ölçümlerin ortalamasını almak gerekir.

 

Hesaplamalar incelendiğinde boyutları iki katına çıkarılan küpün kesit alanı ve yüzey
alanı dört katına, hacmi ise sekiz katına çıkar. Yani kenarları belli bir oranda büyütülen bir
cismin alanı büyütme oranının karesiyle, hacmi ise küpüyle orantılı olacak şekilde artar.
Galileo tarafından ortaya konulan bu ilişki kareküp kanunu olarak bilinir. Galileo’nun
kareküp kanununa göre büyütülen cisim belli bir büyüklükten sonra kendi ağırlığını
bile taşıyamaz. Bu durum, büyütülmüş olan küpün ağırlığından dolayı tabanına yaptığı
baskının küçük küpe göre daha büyük olması ile ilişkilidir. Tabandaki bu baskı arttıkça bir
cismin çökme olasılığı artar.

 

Boyutları belli bir oranda değiştirilen bir cismin dayanıklılığı, kesit alanı / hacim oranı ile kıyaslanabilir

 

Cisimler büyüdükçe dayanıklılıklarının azaldığını söyleyebiliriz.

 

Yağmur sonrası, bir bitkiyi incelediğimizde suyun bitki üzerinde damlalar hâlinde bulunduğunu gözlemleriz . Bunu sağlayan, su moleküllerinin bir arada bulunma eğilimidir. Aynı cins moleküllerin birbirini çekerek bir arada bulunmasına tutma (kohezyon) denir. Yani suyun damlacıklar hâlinde bulunmasını sağlayan tutma olayıdır. Ayrıca su damlalarının yapraktan düşmeden, yaprak üzerinde durduğu görülür. Bunu sağlayan ise, yaprak ve su damlası arasındaki etkileşimdir. İki farklı madde arasında oluşan bu etkileşime yapışma (adezyon) denir.

 

Moleküller arasındaki bu çekim farkı sıvı yüzeyinde bir gerilmeye sebep olur. Sıvı yüzeyinde oluşan bu gerilmeye, yüzey
gerilimi denir. Yüzey gerilimi sayesinde küçük canlılar su yüzeyinde durabilir ve rahatça hareket edebilirler.

 

Kılcallık sadece yukarı doğru yükselme değildir. Örneğin peçeteyi suya batırdığımızda sıvı her yöne ilerler.

 

Kâğıt havlunun bir ucu dolu bardaktaki suya temas ettiğinde su, kâğıt havlu üzerinde ilerleyerek boş bardağa doğru taşınacaktır. Bu ilerleme kâğıt havlu ve su arasındaki yapışma ve sudaki tutma olayları sayesinde olur. Yapışma ve tutma sonucu oluşan bu olaya kılcallık denir. Küp şeker üzerinde çayın yükselmesini sağlayan da kılcallık olayıdır.

 

Cam kürenin içinde, belirli bir basınç altında soygaz ya da soygaz karışımları bulunur. Elektrik enerjisi ile
kürenin içindeki gaz atomları iyonlaştırılır. (Artı veya eksi yüklü hâle getirilir.) İyonlaştırılmış gazlar artık gazların sahip oldukları özelliklerden farklı özelliklere sahiptir. Örneğin elektrik ve manyetik alandan etkilenirler. Gazın iyonlaşmış hâline
plazma denir.

 

 

 

 

Bir cismin aldığı yolun bu yolu alırken geçen süreye oranına ortalama sürat denir.Skalerdir.

 

Bir cismin yaptığı yer değiştirmenin, bu yer değiştirme için geçen süreye oranına ortalama hız denir.Vektörel

 

Hız ve sürat kavramlarını incelerken günlük hayatta bu kavramların eş anlamlı şekilde kullanılabildiği fakat bunların birbirlerinden farklı olduğunu belirtmiştik. Araçlarda bulunan göstergeler, aslında bize sürat değerlerini vermesine rağmen genellikle hız göstergesi olarak adlandırılır.

 

Radar ile sürat ölçüm uygulamaları, trafik ikaz levhaları ile sürücülere bildirilmektedir. Sürat limitlerini aşan sürücülerin radar noktasına yaklaşılan bölgelerde süratlerini düşürdükleri daha sonra sürat limitinin üzerinde seyrettikleri tespit edilmiştir. Bu durumun önüne geçmek için bazı bölgelerde sürat koridoru uygulamasına geçilmiştir. Söz konusu sistem radar temelli sistemden farklıdır. Otomatik plaka tanıma ve uydu saati sistemlerinin kullanıldığı kameralı bir uygulamadır. Şehir içi arterler üzerinde veya tünellerde iki farklı noktaya yerleştirilmiş kameralar aracılığı ile aracın giriş ve çıkış sürati hesaplanır. Fakat buna ek olarak, kameralar arası mesafe bilindiği için aracın iki kamera arasından geçiş süresi ölçülerek ortalama sürati de hesaplanır. Bu uygulama ile kameralar arasındaki yol boyunca sürat limitini aşan araçların tespiti sağlanır.

 

Herhangi bir zaman dilimi için cisimlerin ne kadarlık yer değiştirmenyaptığını, hız – zaman grafiğinin altında kalan alanı (söz konusu zaman aralığında)nhesaplayarak bulabiliriz

 

Aristo’nun yaklaşımı, fırlatılan bir taşın elden çıktıktan sonra hareketine devam etmesini açıklayamıyordu. Philoponus, bu ve benzeri durumları açıklamak için impetus kavramını ortaya attı. Ona göre cisimler havaya atıldığında cisme bir impetus kazandırılır. Cisimlerin elden çıktıktan sonraki hareketlerinden impetus sorumludur. Bu yaklaşıma göre impetus çembersel ya da doğrusal olabilir, dolayısıyla cisimler çembersel ya da doğrusal hareket edebilir. İmpetus kavramı Buridan (1300 -1358) tarafından daha da geliştirildi. Hatta “İmpetus = Ağırlık x Hız” gibi matematiksel ilişkiler bile ortaya konuldu. Fakat ilerleyen zamanlarda impetus kavramının da doğayı anlamakta yetersiz kaldığı anlaşıldı.

 

Durgun hâldeki sürtünme kuvveti “statik”, hareket hâlindeki ise “kinetik” sürtünme kuvveti olarak tanımlanır. Bir cisme etkiyen statik sürtünme kuvveti, cisim harekete geçene kadar devam eder ve cisim harekete geçtikten sonra yerini kinetik sürtünme kuvvetine bırakır. Bir cismin maruz kalacağı kinetik sürtünme kuvveti,
statik sürtünme kuvvetinin alabileceği en büyük değerden daima küçük olur.

 

Sürtünme kuvveti, sürtünen cisimlerin birbirine göre durgun (statik) ve hareketli (kinetik) durumları için farklıdır.
• Sürtünme kuvveti, sürtünen yüzeye uygulanan toplam dik kuvvetle doğru
orantılıdır.
• Sürtünme kuvveti, cisimlerin temas yüzeyinin alanına bağlı değildir.
• Sürtünme kuvveti, sürtünen yüzeylerin cinsine bağlıdır.

 

 

Bir cisme etki eden net kuvvetin sıfır olması durumunda; cisim durgun hâlde ise durmaya devam eder, hareketliyse sabit hızla hareketine devam eder. Bu yasa eylemsizlik yasası olarak bilinir. Eylemsizlik, bir cismin kütlesinden dolayı hareket durumunu değiştirmeye yönelik etkilere karşı koymasıdır.

 

 

Eğer hareketin doğrultusu ve uygulanan kuvvetin yönü birbirine dik ise iş yapılmaz.

 

Hareket eden tüm cisimlerin kinetik enerjisi vardır.
• Kinetik enerji cisimlerin hızlarıyla ve kütleleriyle ilişkilidir.

 

Potansiyel enerji bir cismin bulunduğu yerden (konumundan) kaynaklanan enerjisidir. Bir cismin potansiyel
enerjisinin olabilmesi için üzerine etki eden bir kuvvet olması gerekir. Bu bölümde kuvvet Dünya’nın cisim üzerinde uyguladığı kütle çekimi kuvvetidir. Bu nedenle, kütle çekim potansiyel enerjisi ifadesi kullanılmaktadır

 

Bir cisim üzerinde iş yaparak cismin potansiyel ve kinetik enerjisini eş zamanlı olarak artırmak mümkündür.

 

Güç yapılan bir işin, ya da aktarılan enerjinin, dönüştürülen enerjinin ne kadar sürede gerçekleştirildiğinin bir göstergesidir

 

1 kilojoule = 1000 joule
1 kilowatt = 1000 watt

 

toplam mekanik enerji =  Potansiyel enerji + Kinetik enerji

 

Dışarıdan enerji almaya gereksinim duymadan kendi kendine sonsuza kadar çalışması beklenen makinelere devridaim makineleri denir.Eğer bu makine çalışsaydı dışarıdan enerji verilmeden sonsuza kadar çalışan bir sistem üretilmiş olurdu. Ne yazık ki bunun gibi devridaim makineleri, bir süre dönse bile sonunda mutlaka durur. Bunun en önemli nedeni gerçek dünyada sürtünmesiz ortamların bulunmamasıdır. Sonsuza kadar çalışacağına inanılan devridaim makinelerinin temel sorunu da sürtünmedir

 

Verim matematiksel olarak alınan yararlı enerjinin verilen enerjiye oranı olarak ifade edilir.

 

Yenilenebilir enerji, insan ömrüyle kıyaslandığında kısa sürede yerine konulabilen enerji kaynaklarından elde edilen enerjidir. Rüzgâr, güneş, dalga, gelgit, jeotermal, biyokütle, hidroelektrik ve hidrojen enerjisi yenilenebilir enerji çeşitleridir.

 

 

Sıcaklık, madde içinde dönme, titreşim veya öteleme hareketi yapan atom ya da moleküllerin ortalama kinetik enerjisinin bir göstergesidir. Sıcaklık skaler bir büyüklük olup, birimi Kelvin’dir. Fakat yaygın olarak Celsius derece (oC) kullanılır ve termometre ile ölçülür. Isı ise, maddelerde sıcaklık değişimine neden olan enerjidir. Bir başka deyişle, maddelere
enerji aktarılarak sıcaklıkları artırılabilir. Aktarılan bu enerjiye ısı denir. Isı skaler bir büyüklüktür ve birimi joule’dür.

 

 

Sıvılı termometrelerin hassasiyeti aşağıdaki değişkenlere
bağlıdır.
• Kullanılan kılcal borunun kesit alanı
• İçindeki sıvının cinsi
• Sıvının konduğu haznenin büyüklüğü
• Kılcal borunun cinsi
• Bölme sayısı

 

 

 

 

 

 

Isının bir enerji aktarımı olduğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla ısının da birimi joule’dür.
Bununla birlikte, yaygın bir şekilde ısı birimi olarak kalori (cal) de kullanılır. 1 gram
saf suyun sıcaklığını 14,5 oC’ den 15,5 oC’ ye çıkarmak için gerekli ısı miktarı 1 kalori olarak
tanımlanır. Isı doğrudan ölçülebilen bir fiziksel büyüklük değildir. Bir maddenin sıcaklığındaki
değişimden yola çıkarak ısı miktarını belirlemeye yarayan araçlar kalorimetre olarak
adlandırılır

 

Bir maddenin sahip olduğu kinetik ve potansiyel enerjilerinin toplamı iç enerji (ısıl enerji) olarak
tanımlanır. İç enerji, skaler ve türetilmiş bir büyüklük olup, birimi joule’dür.Isının sıcak bir maddeden soğuk bir maddeye doğru aktarılan bir enerji olduğunu belirtmiştik. Oysaki iç enerji maddenin miktarına, cinsine ve sıcaklığına bağlı olarak tanımlanır. Yalıtılmış bir sistemde bir maddeye verilen enerji, madde içinde iç enerji olarak depolanır. Madde dışarıya enerji verdiğinde ise maddenin iç enerjisi azalır.

 

Bir saf maddenin birim kütlesinin sıcaklığını 1 oC artırmak için gerekli ısı miktarına öz ısı denir. Maddenin
öz ısısı c, kütlesi m ve sıcaklık değişimi ΔT olmak üzere maddeye verilen ya da maddeden alınan enerji miktarı, Q = m. c. Delta t

 

eşit kütleli cisimlere aynı miktarda enerji verildiği hâlde, sıcaklık değişiklikleri büyük olan sıvıların öz ısısının daha küçük olduğu sonucuna varılır. Yani sıcaklık değişimi – ısı oranı ne kadar büyük ise sıvının öz ısısı o kadar küçüktür.

 

Farklı miktarlardaki maddelerin sıcaklıklarını 1 oC artırmak için gerekli enerji miktarı aynı değildir. Bir maddenin sıcaklığını 1 oC artırmak için gerekli ısı miktarına ısı sığası denir. Isı sığası (C), maddenin cinsine ve miktarına bağlıdır.
Matematiksel olarak ısı sığası, Q = m.c .

 

Öz ısı maddenin birim kütlesinin, ısı sığası ise maddenin tamamının sıcaklığını 1 oC artırmak
için gereken ısı miktarıdır. Isı sığası maddelerin ayırt edici bir özelliği değildir. Kütle
ve öz ısısı yüksek olan maddelerin sıcaklıklarını artırmak için daha fazla ısı gerekir.

 

Bir maddenin hâl değişim sıcaklığı madde üzerine uygulanan basınç ve maddenin safsızlığına bağlıdır.

 

 

 

Hâl değişim durumunda bir maddenin aldığı ya da verdiği enerji miktarı,
Q = m . L

 

 

Katı maddelerde atom veya moleküllerin enerjilerini birbirlerine aktarmasına enerjinin iletim yolu ile yayılması denir.

 

Sıvı ve gazlarda bu yoğunluk farkından dolayı atom veya moleküller madde içinde hareket ederek yer değiştirir. Böylece enerji, madde içindeki atom veya moleküllerin hareketi ile taşınmış olur. Isının madde içindeki atom veya moleküllerin öteleme hareketi ile taşınması olayına enerjinin konveksiyon yolu ile yayılması denir

 

Enerjinin iletim ve konveksiyon yolu ile yayılmasında maddesel bir ortama ihtiyaç vardır.

 

Enerjinin bu şekilde maddesel ortama ihtiyaç duymadan yayılmasına ışıma yolu ile yayılma denir.

 

Hidrojen gibi küçük atomların birleşerek Helyum gibi büyük atomların oluşmasına füzyon denir. Bu olay esnasında yüksek miktarda enerji açığa çıkar

 

 

 

 

 

Suyun özel bir durumu vardır. Su +4 oC’de en küçük hacim en büyük özkütle değerine sahiptir.  +4 oC’den daha yüksek sıcaklık değerlerinde suyun hacminin arttığı ve özkütlesinin azaldığını görürüz. Su, buz hâline geçtiğinde belirli bir hacme ulaşır. Bu sebeple buzun yoğunluğu sudan daha az olduğundan buz suda yüzer . Suyun bu özelliği çok soğuk yerlerdeki göl ve denizlerde yaşayan canlılara yaşam imkânı verir

 

Sıcaklığın artması sonucu gaz molekülleri daha hızlı hareket eder ve birbirlerinden uzaklaşır. Böylece gazın hacminde artış olur. Şimşek çakması veya yıldırım düşmesi gibi durumlarda çok yüksek sıcaklık artışı ile havada ani genleşme olur. Bu ani hava genleşmesi sonucunda gök gürültüsü oluşur.

 

Dilek fenerinin çalışması, temelde havanın mum ya da muma benzer bir ısı kaynağı ile ısıtılarak genleşmesine dayanır. Genleşen bu hava kendisinden daha ağır olan soğuk hava içinde yükselerek önce feneri şişirir, ardından yukarı doğru kaldırır. Yükselen fenerler gökyüzünde görsel bir şölen oluşturur.

 

 

Fizik Bilimine Giris

-Teknolojinin gelisimiyle birlikte bildigimiz parcaciklarin cok yuksek hizlarda carpistirilmasiyla Higgs Bozonu gibi atom alti parcaciklar kesfedilmistir.

-Yuzuculerin kullandigi super hizli mayoda lazer tarama teknolojisi ve deniz biyolojisinden yararlanilmistir.

-Maglev(Manyetik rayli tren)de iletkenlik ve manyetizmadan yararlanilmistir.

-Analog kronometreleri okumasi her ne kadar zor olsa da analog kronometreler dijital kronometrelere gore daha hassas zaman olcumu yapar.Cunku dijital +0,1 -0,1 araligini gostermez.

 

Madde ve Ozellikleri

-Bazi kertenkele turleri kas esneklikleri ve suyun yuzey gerilimi sayesinde su yuzeyinde kosabilmektedir.

-Astronotlar uzayda kahve icebilmek icin koseli bardak kullanirlar,bu kosenin açısı tutma(kohezyon) ve yapisma(adezyon) goz onunde bulundurularak hesaplanir.Kahve icildikce kilcallik sebebiyle asagidan yukariya yukselmeye devam eder.

 

Hareket ve Kuvvet

-Arabalarin iki radar arasinda hiz limitini asip asmadigini anlayabilmek icin surat koridoru denilen teknoloji kullanilir.

-Kuvvetin tanimi yapilmadan once cisimlerin harekete gecmesi impetus denilen bir kavrama baglaniyordu.Impetus agirlik×hiz ile orantili idi.Newton kuvveti tanimlayarak impetusu curuttu.

-Hava yastigi,kaza aninda eylemsizlikten dogan etki ile kafamizin Direksiyona carpmasini onler.

-Yuzme aninda etki-tepki kuvvetleri etkilidir.

-Galileo modern bilimin kurucusu olarak kabul edilir.

 

Enerji

-Şahmerdan;metro,otoyol ve liman insaatlarinda kullanilan dev bir cekictir.Potansiyel enerji ve yer cekimi, calisma prensibinde etkili olmustur.

-Beygir gucu otomobil ve elektrik motorlarinin guclerinin ifade edilmesi icin kullanilir.

-Surtunmenin olmadigi ve verimin %100 oldugu varsayilan bir ortamda,disardan enerji almaya gereksinim duymadan kendi kendine sonsuza kadar calismasi beklenen makinelere devridaim makineleri denir.

-Elektrikli ev aletlerindeki A,B,C kodlari elektrik enerjisinin verimini gostermektedir.

-Gunes,Dunya’ya en yakin yildizdir.

 

Isi ve sicaklik

-Sicakligin yaklasilamayacak kadar yuksek oldugu veya erisilmesi zor olan yerlerin sicakliklarinin olculmesinde pirometre kullanilir.

-Direnci sicaklikla degisen termistor bir yari iletken devre elemanidir.

-Denizlerin sicakliklarinin yavas degismesinin nedeni,kutlelerinin fazla olmasina bagli olarak isi sigalarinin fazla olmasidir.

-Japon bal arilari,kovanlarina saldiran esek arilarini,onlarcasi biraraya gelerek ustunde titresip sicakligini cok yukselterek oldururler.

-Antifiririz suyun donma noktasini dusurur.

-Termostatlarda genlesmenin ozelliginden yararlanilir.

-Gravzant halkasi deneyi,bir topun bir halkadan isitilip veya sogutulup halkadan gecip gecmediginin kontrol edildigi deneydir.

-Simsek caktiginda veya yildirim dustugunde gok gurultusu olusmasinin nedeni havadaki ani genlesmedir.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Reklam Engelleyici Tespit Edildi

Sitemizde sizi rahatsız edecek reklamlar gösterilmez. Tüm reklamlar Google politikalarına uygundur.

Lütfen AdBlock vb. reklam engelleyici eklentiler için sitemizi istisna olarak ekleyin veya devre dışı bırakın. Sonra sayfayı yenileyip sitemizde gezebilirsiniz.

İyi Çalışmalar Dileriz

www.unikampus.net

 

Close