Notlar

YKS Biyoloji Karma Not

Adaptasyona Örnekler

  • Bukalemunun bulunduğu ortama ve duruma göre renk değiştirmesi.
  • Kurbağanın sinek yakalayabilmek için uzun dilli olması.
  • Karanlık ortamda kalan yarasanın sese karşı duyarlı olması. (Gözlerini az

kullandığı için iyi görememesi).

  • Kaplanın ve aslanın keskin dişlerinin ve pençelerinin olması.
  • Ördek ve kazların suda yüzebilmek için ayak parmaklarının arasında perde

bulunması.

  • Kartal, şahin ve atmaca gibi yırtıcı kuşların gaga ve pençe yapılarının avlarını yakalayacak ve parçalayacak şekilde olması.
  • Kurbağaların nemli derilerinin olması ve ayak parmaklarının arasında perdelerinin

bulunması.

  • Yunusların vücutlarında yağ depo
  • Zebraların çizgili görünümleri.
  • Arıların
  • Örümceklerin ağ örebilmeleri.
  • Fillerin uzun hortumlarının ve kulaklarının olması.
  • Yılanların yaşadıkları ortama uygun renkte olması.
  • Deve kuşlarının hızlı koşabilmek için uzun ve güçlü bacaklarının olması.
  • Kutup ayılarının boz ayıdan farklı olarak bacaklarının kısa, karda rahat

yürüyebilmek için ayaklarının geniş tabanlı ve soğuktan korunmak için kalın yağ

tabakasına sahip olması.

  • Penguenlerin ayak parmaklarının arasındaki perdeleri hızlı yürümelerini, deri

altında depolanan yağ ise soğuk ortamlarda vücut sıcaklığının korunmasını sağlar. 17- Çöl ikliminde yaşayan develerin (susuzluğa karşı) uzun kirpiklerinin olması

(kirpikleri birbirine geçer ve kum, toz ve kirin girmesini önler), hörgüçlerinde yağ

depolaması ve kulaklarının kıllı olması.

  • Sıcak bölgelerde yaşayan memeli ve kuşların, soğuk bölgelerde yaşayan

türlerine göre daha iri vücutlu olmaları.

  • Sıcak bölgelerde yaşayan tilki, fare ve tavşanların ısı kaybını arttırarak vücut

sıcaklığını koruması için kulak ve kuyrukların uzun, vücut yüzeylerinin geniş olması. 20- Kutuplarda yaşayan ayı, tilki ve tavşanların beyaz renkli, geniş ayaklı ve kalın

tüylü ve kalın yağ tabakasına sahip olması.

  • Kurak ve sıcak bölgelerde yaşayan bitkilerin (kaktüsün) su kaybını azaltmak için

yapraklarının diken şeklini alması, kıvrık ve tüylü olması ve gövdelerinin kalınlaşıp su depo eder hale gelmesi.

  • Nemli bölgelerde yaşayan bitkilerin terlemeyi arttırmak için geniş yapraklı

olmaları.

  • Su bitkilerinin (nilüferin) terleme ile su kaybını arttırmak için yapraklarının geniş

yüzeyli olması ve yapraklarında hava boşluklarının bulunması.

  • Bitki yapraklarının dallara birbirlerinin güneşlenmesini engellemeyecek şekilde dizilmesi.

 

  • Kara ekosisteminde yaşayan çam ağaçlarının iğne yapraklı olması dört mevsim yeşil kalmasını ve çok sıcak veya soğuk iklimlere karşı dayanıklı olmasını sağlar.
  • Ilıman iklimde yaşayan palmiyelerin terlemeyi arttırmak için geniş yapraklı olması.
  • Güve kelebeğinin açık renkli iken yaşadığı yerdeki ağaç kabuklarının renginin koyulaşması sonucunda koyu renkli olması.
  • Yaprakların üzerinde yaşayan böceklerin yapraklarla aynı renkte olması

düşmanlarından korunmasını sağlar.

  • Deniz tabanında yaşayan bazı balıkların deniz tabanıyla aynı renge bürünmesi

düşmanlarından korunmasını sağlar.

  • Tırpana balığının kuyruğunda üretilen elektrik düşmana karşı kendini korur ve

karşı cinsin ilgisini çekerek üreme şansını arttırır.

  • Köpek balıklarının sırt ve karın bölgesinin renginin farklı olması, suyun üst ve alt

kısmında görünmesini zorlaştırır ve avlanmayı kolaylaştırır.

  • Deniz kaplumbağasında, kara kaplumbağasından farklı olarak yüzmesini

sağlayan palet şeklinde ayaklar bulunur.

  • Canlılar yaşadıkları ortama uyum sağlamak için kamuflaj yeteneği kazanmıştır. (Bukalemun ve çekirge).

 

BİTKİLER

  • Çimlenen tohum fotosentez yapmaz
  • Otsu bitkilerin gövdesi fotosentez
  • Vejetatif çekirdek oluşumu tozlaşma öncesi, vejatatif çekirdekten polen tüpünün oluşması tozlaşma sonrasında
  • Bitkilerde sperm polen tüpü içerisinde oluşur ( dişi organda )
  • Polen tüpünün embriyo kesesine girdiği açıklığa ”mikropil”denir.
  • Kendi kendine tozlaşmada çeşitlilik
  • Primer ve seconder büyüme aynı bitkinin farklı bölgelerinde eş zamanlı olarak gerçekleşebilir.
  • Meristem dokular ince çeperli, bol sitoplazmalı, büyük çekirdekli, kofulsuz ya da küçük kofulludur
  • Kambiyum=yaş halkası DEĞİLDİR.
  • Suyun çok fazla olduğu ortamlarda tohum yeterli oksijen alamadığından çimlenme durur. ( fizyolojik kuraklık )
  • Monoik( tek evcikli) bitkilerde erkek ve dişi organ ayrı ayrı çiçeklerde ve aynı bitkide bulunur
  • Bitkide DNA kendini eşler gibi bir ifade çıkarsa direk MERİSTEM dokular aklımıza
  • Stoma canlıdır ve epidermisin farklılaşmasıyla oluşur, lentisel ölüdür ve peridermisin farklılaşmasıyla oluşur.
  • Eğrelti otunda sporlar mayozla oluştuğu için çeşitlilik gözlenir
  • Yaş halkaları ksilemlerden oluşur ve floem içermez.

 

  • Metagenezle üreyen canlılarda gametler mitozla sporlar mayozla oluşur.
  • Bitkilerde gelişmişlik arttıkça haploit evre kısalırken diploit evre uzar.
  • Bitkilerde kendi kendine tozlaşmayı önleyen 3 adaptasyon;
  1. Gamet oluşum zamanları farklıdır.
  2. Erkek ve dişi organ boyları farklıdır.
  3. Dişicik borusunda kendi polenini parçalayan enzimler bulunur
    • Bitkilerde oluşan vejatatif, generatif ve sperm çekirdeklerinin genetik yapısı aynıdır
    • Acık tohumlu bitkiler tohum olusturabildiği halde meyve oluşturamaz
    • Kurak bölgelerde kütikula tabakası kalın nemli bölgelerde ise su kaybı tehlikesi olmadığında incedir
    • Stomanın açık olduğu durumlar -nemli havalarda -hücrelerin turgor basıncı arttığında -hücreler su aldığında -stoma hücreleri fotosentez yaptığından nişasta sindirilerek glikoza dönüştüğünde
    • Stomaların kapalı olduğu durumlar – kurak bölgelerde -hücrelerin turgor basıncı azaldığında -hücreler su kaybettiğinde -ışıksız ortamda

-glikoz nişastaya dönüştüğünde -ortam sıcaklığı çok fazla arttığında

  • Bir tohumun çimlenmesi için ortamda yeterli miktarda su uygun sıcaklık oksijen (sos) olması gereklidir(ışık şart değil)
  • Demir (Fe), klorofil sentezinden sorumlu enzimin kofaktörüdür.
  • Açık tohumlularda besi doku ( endosperm ) n kromozomlu iken kapalı tohumlularda 3n kromozomludur
  • Böcekçil bitkiler N bakımından fakir topraklarda yaşadıklarından böcekten aminoasit ve N ihtiyacını karşılayabildiği gibi kendı a.a lerini kendileri sentezleyedebilir
  • Ksilemde taşıma kılcallık,kök basıncı,terleme-çekim-kohezyon kuvvetlerine göre gerçekleşir.
  • Floemde taşıma ‘’basınç akış teorisine’’ gerçekleşir.
  • Fotosentesin ana merkezleri stoma,palizat,sünger(az) parankimasıdır.
  • Floem canlı ksilem ölüdür.
  • Epidermis canlı peridermis ölüdür.
  • Kollenkima canlı sklerenkima ölüdür.
  • Bir bitkinin tüm hücreleri diye cümleye girdiyse kapsamlı düşünün ölü hücrelerde anabolik tepkimeler olmayacığını,bölünmeyen hücrelerde DNA eşlenmesinin olmayacağını aklınıza
  • Epidermiste FOTOSENTEZ OLMAZZZ! (STOMADA OLUR)

 

  • Apikal-primer meristem boyuna büyüme, Lateral-sekonder meristem enine büyüme.
  • Çok yıllık bitkilerde kambiyuma dizilen iletim boruları(hep karşınıza gelen meşhur şekil) içtekiler ksilem(odun boruları) dıştakiler floem(soymuk boruları.
  • Stomalar açılıp kapanır. Lentiseller daima açıktır.
  • Bitkide ışığa yönelme hareketinde etkili olan hormon oksindir.(oksin ışığı sevmez)

 

 

CANLILARIN ORTAK ÖZELİKLERİ — TEMEL BİLEŞENLERİ— HÜCRE— ORGANELER

 

  • Canlılarda hiçbir şeyin sentezi hücre dışında olmaz
  • Çeperli canlılar endositoz yapamaz
  • Sindirimde ATP harcanmaz
  • Dehidrasyon ve hidroliz tüm canlılarda ortak olarak görülür
  • İnsanda nişasta sindirilir ama insan hücresinde nişasta sindirilmez
  • ATP hücreden hücreye transfer edilmez
  • Hipertonik ortamda hücre zarı ile hücre çeperi arasındaki mesafe artar
  • Bitkiler protein depo eder hayvanlar etmez
  • Hidroliz hem hücre içinde hem de hücre dışında olurken, dehidrasyon sentezi sadece hücre içinde gerçekleşir
  • Yağda eriyen vitaminler ( ADEK ) fosfolipid tabakadan geçebilirken suda eriyenler ( B ve C ) porlardan geçer
  • Endositoz hücre dışı sindirim yapılmadığında gözlenir
  • Endositoz ile hücre zarı yüzeyi küçülür
  • Tüm canlı hücrelerde aktif tasıma görülür
  • Tüm canlılar ATP üretir ve tüketir, ATP hücreden çıkamayacak kadar büyüktür
  • Bileşik enzimler yardımcı kısımları olmadan çalışamazlar
  • Bir canlının farklı dokularındaki glikoproteinler farklı olabilir

 

  • Kimyasal sindirimin temel amacı büyük molekülleri hücre zarından geçebilecek hale getirmektir
  • Dışkının atılması homeostazis olayında doğrudan etkili değildir
  • Mitokondrin annenden sentrozomun babadan
  • Vücut için gerekli iyonların çoğu tuz şeklinde alınır
  • Bitkiler bütün aminoasitleri kendileri sentezleyebildikleri halde, hayvanlar hepsini sentezleyemez

 

  • A vitamini göz retinasının normal yapısının korunmasında rol oynar
  • B1 vitamini eksikliğinde ”beriberi” hastalığı oluşur
  • B3 vitamini eksikliğinde ”pellegra” görülür
  • B12 vitamini eksikliğinde unutkanlık görülür
  • Bilinçsiz antibiyotik kullanımı kalın bağırsağımızdaki bakterilere zarar vereceğinden vücudumuzda K vitamini eksikliği ortaya çıkabilir
  • Karaciğerde protrombin sentezi için K vitamini gereklidir
  • Bir hücreli canlılarda büyüme sitoplazmik artış ile olur
  • Enzimler cansız ortamda da etkili olurlar
  • Yağlar, canlılarda hücredeki zar sistemlerinin, bazı vitaminlerin ( D vitamini) ve bazı hormonların ( eşeysel hormonlar) yapısına katılır.
  • Steroit yapıda olan kolesterol zar yapısına katılır ve zarın geçirgenliğini arttırır. Aynı zamanda deri hücrelerinde bulunarak derinin direncini arttırır ve su kaybının engellenmesinde etkili olur
  • Besinlerin yapıya katılma oranları ile enerji verimleri arasında bir ilişki yoktur. Fakat yapıya katılma oranları ve enerji ham maddesi kullanım önceliği bakımından ilişki vardır. Mesela Proteinler en çok yapısal olan bileşikler oldukları için enerji ham maddesi önceliği bakımından son sırada tercih
  • Zardaki glikoprotein ve glikolipit moleküllerinin farklı dağılımı ve sayısı hücre zarının özgüllüğünü sağlar

 

  • Vücuda alınan fruktoz ve galaktoz karaciğerde glikoza dönüşüp kana karışır o yüzden kanda fruktoz ve galaktoz yoktur
  • Besinleri kurutarak saklamamızın ve reçellerin, balın uzun süre bozulmadan kalabilmeleri su yoğunluğu ile ilgilidir. Bu yöntemlerle su yoğunluğu % 15 in altına düştüğünden mikroorganizmaların bozulmaya neden olan enzimleri iş göremez. Böylece besinler uzun süre bozulmadan saklanabilir
  • Golgi cisimciği sisterne denilen yassı keseciklerden oluşur
  • Yumurta da sentrozom bulunmaz
  • Enzimler reaksiyonu başlatmaz reaksiyonu başlatan aktivasyon enerjisidir ancak reaksiyonların daha düşük enerji seviyesinde gerçekleşmesini sağlayarak enerji tasarrufu sağlar
  • Hücrelerde bulunan apoenzim çeşidi , koenzim yada kofaktör çeşidinden fazladır
  • Enzimler tersinir çalışırlar. Sindirim enzimleri HARİÇ.
  • Hipertonik ortam çok yoğun ortamdır. Hipotonik ortam az yoğun ortamdır.
  • Çeperli hücreler(bitki,mantar,bakteri,arke,alg)endositoz yapamaz. Ancak ekzositoz
  • 0 derecede enzimlerin yapısı bozulmaz. Ama çalışmazlarda.
  • Ozmotik basınç su alma isteğidir hücre suyu aldığı anda susuzluk gider öyle düşün. Ama hücre şişer yani turgor basıncı artar. O.B ile

 

T.B ter orantılıdır. O.B ile emme kuvveti doğru orantılıdır. DNA — RNA — PROTEİN SENTEZİ

  • Çekirdek içinde asla protein sentezi
  • Aminoasitler ribozomda sentezlenmez
  • Nonkompetitif inhibitörler enzimleri geri dönüşümsüz bozar
  • mRNA, tRNA, enzim protein sentezinde tekrar tekrar kullanılabilir
  • Nükleoprotein yapılı olanlar: kromozom, ribozom ,virüs
  • DNA da protein ve aminoasit
  • RNA dan hidroliz edilen adenin nükleotid ATP nin yapısına katılır ama DNA nin yapısına katılamaz.
  • Dna ve Rna da şekerle fosfat arasındaki bağ ESTER iki nükleotidi birbirine bağlayan bağ
  • Aynı virüste DNA ve RNA molekülleri beraber bulunmaz

 

  • Riboz şekeri nükleik asitlerden RNA’nın, ATP ve bazı koenzimlerin (NAD,FAD,NADP) yapısına katılır. Deoksiriboz şekeri ise nükleik asitlerden DNA’nın yapısına katılır
  • Proteinleri oluşturan aminoasitlerin çeşidi, sayısı ve dizilişlerinin farklı olması, proteinlerin farklı olmasına neden olur. Bunları belirleyen ise canlının
  • Her proteinin a.asit dizilimi kendine özgüdür. Bazen bir a.asidin sıralamadaki yerinin değişmesi proteinin yapısının değişmesine neden olur. örneğin, kırmızı kan hücrelerimizde bulunan hemoglobinin proteinindeki 6. a.asit olan glutamik asit yerine kalıtsal bozukluk sonucu valin a.asidi gelirse kırmızı kan hücrelerinin şekli değişir ve orak hücre hastalığı oluşur.
  • DNA’nın en küçük bileşenlerine kadar parçalanması için gerekli su miktarı 3n-2’dir.
  • Nükleotit sayısı verilip zayıf hidrojen bağı sayısı istenirse, sayıya guanin veya sitozin sayısını ilave edin

 

 

EKOLOJİ

 

  • Ekoton bölgelerinde canlı çeşitliliğinin fazla olmasının temel nedeni; her iki bölgenin iklim özelliklerini taşımasıdır
  • Ekoton bölgelerini savaş alanı gibi düşünürseniz doğruya ulaşırsınız
  • Kilit taşı tür avının aşağı yukarı tek avcısıdır
  • Karasal ekosistemlerden döngüye katılan suyun % 90 ının kaynağı bitkilerin terleme olayı ile atmosfere verdiği sudur
  • İstilacı türler yüksek ekolojik toleransa sahiptir
  • Ekvatora doğru gidildikçe böceklerin büyüklükleri artar çünkü sıcaklık arttıkça gazların difüzyon hızı arttığı için trake boruları dahada ileri
  • Ozon incelmesine sebep olan gazlar CFC(kloroflorokarban) gazlarıdır
  • Ekolojik nişleri ayni olan türler ayni habitatta bulunmazlar
  • Ötrifikasyona sebep olan iki element N ve P dır.
  • Hardy weinberg in tanımladığı ideal popülasyonda göç mutasyon seleksiyon olmayacak çiftleşmeler tesadüfi olacak ve popülasyon çok geniş olacak
  • Endemik türler step ekosisteminde yaygın olarak bulunur
  • Karbon ayak izi yıllık hesaplanır. kg veya ton cinsinden

 

  • Popülasyonlar büyüdükçe genetik sürüklenme ihtimali azalır
  • Kutup bölgeleri soğuk çöller bulunur ve burada yosun ve liken bulunur.
  • Epifit bitkiler tropikal ormanlarda ağaç üzerinde yasayan ve parazit olmayan bitkilerdir
  • Ekolojik süksesyonda son aşama KLİMAKS adı verilen olgun kominitedir klimaksa ulaşmış bir kominitede tür kompozisyonu çok yavaş değişir.
  • Besin piramidinde üreticilerden tüketicilere gidildikçe biokütle azalır enerji azalır biriken zehirli madde artar ısı kaybı olur
  • Alglerin kontrolsüz bir biçimde çoğalarak su kirliliği oluşturmasına ötrifikasyon denir
  • Asit yağmurlarının temel nedeni atmosfere bırakılan kükürt dioksit gazıdır
  • Siyano bakterler aynen rhizobium bakterileri gibi atmosferdeki azotu toprağa ve suya bağlar.

 

EŞEYLİ ve EŞEYSİZ ÜREME——– KALITIM

  • Heterozigotluk ve crossing over gamet çeşitliliğini artırır
  • Sporla üremede sporlar mayozla oluşturulur
  • Oogenez sonucunda eşit büyüklükte 4 hücre olsaydı döllenme sonucu oluşan zigotun gelişmesi için gerekli besin karşılanamazdı
  • Tek yumurta ikizleri döllenme sonrası zigotun ilk bölünmesi ile oluşan 2 hücrenin ayrı ayrı gelişerek 2 bireyi vermesi ile olur
  • Bakterilerde mayoz ve mitoz görülmez
  • Bakterilerde endospor oluşmadan önce replikasyonu gerçekleşir
  • Renk körü hastalığı dişilere oranla erkeklerde daha fazla görülür
  • X’e bağlı çekinik hastalıklarda anne hastaysa erkek çocuk mutlaka hastadır. Baba hastaysa kız çocuk taşıyıcıdır
  • X’e bağlı baskın hastalılarda baba hastaysa kız çocuk kesinlikle hastadır. Dişilerde erkeklere oranla daha fazla görülür
  • X ve Y’nin homolog bölgesinde taşınan hastalıklar otozomal karakterler gibi kalıtılır, erkek ve dişilerde eşit oranda görülür
  • Kök hücreler her dokuya farklılaşabilecek potansiyele sahiptir
  • Embriyonik hücre döngüsünde g1 ve g2 evresi olmaz sadece s olur
  • Mitoz anafaz evresi ve mayoz anafaz 2 de kromozom sayısı 2 katına çıkar
  • Rh – kana sahip bireyin kan plazmasında anti Rh antikoru yoktur ancak antijenle uyarılınca antikor oluşmaya başlar

 

  • Gelişmişlik artıkça canlıların rejenerasyon yeteneği azalır
  • Plazmodiumun yasam döngüsünde eşeyli üremesi sivrisinekten eşeysiz üremesi insanda olur
  • Partenogenezde oluşan erkek arılar birbirinden farklı olabilir ama bir erkek arının ürettiği tüm spermlerin genetik yapısı aynıdır
  • Konjugasyonda birey sayısı artışı olmaz. ( Paremesyumdaki artış konjugasyon bittikten sonra mitoz bölünme ile olur )

 

 

EVRİM

  • Evrimin hammadesi varyasyondur mekanizması doğal seleksiyon ürünü ise adaptasyondur
  • Rastgele çiftleşme kalıtsal çeşitliliği artırır. Farklılaşmayı yavaşlatır
  • Kloroplast ve mitokondri DNA sının halkasal olması endosimbiyoz hipotezini destekleyen özelliktir
  • Kuşlarda ürik asit oluşumu uçmayı kolaylaştırıcı adaptasyonlardan biridir
  • Doğal seçilim – göç – yapay es secimi- coğrafik izolasyon gen frekansını değiştiren faktörlerdendir
  • Adaptasyon kalıtsal modifikasyon kalıtsal değildir
  • Somatik hücrelerde meydana gelen mutasyonlar kalıcı değildir
  • Modifikasyonda genlerin işleyişi, mutasyonda yapısı değişir
  • Krossing over bir popülasyonda gen frekansını etkilemez
  • Adaptasyon diyorsa bir canlının YAŞAMA ve ÜREME şansı artıyormu cümlede onu arayın.

 

 

FOTOSENTEZ — KEMOSENTEZ — O2’li ve O2’siz SOLUNUM

  • Fotofosforilasyonla üretilen ATP sadece kloroplast içinde tüketilir. Kemofosforilasyonla üretilen ATP sadece kemosentezde kullanılır
  • Oksidadif fosforilasyonla ve SDF(substrat düzeyde fosforilasyon) la üretilen ATP fotosentez ve kemosentez hariç enerji gerektiren tüm metabolik faaliyetlerde kullanılır. Kloroplast içinde kullanılmaz
  • Kloroplastta üretilen ATP hücre metabolizması için kullanılmaz
  • Fotosentezde üretilen glikozun oksijen kaynağı CO2 tir . Atmosfere verilen O2 ise H2O dan oluşur.
  • Glikozun kullanıldığı O2 li solunumda kaptaki basınç değişmez.
  • Yağlar O2 li solunumda kullanılırsa kaptaki gaz basıncı azalır.

 

  • asitler O2 li solunumda kullanılırsa kaptaki gaz basıncı artar.
  • Fotosentezin karanlık reaksiyonlarında oluşan PGAL in bir kısmı glikoza dönüşürken bir kısmı yağ asidine gliserole,amino asit,vitamin,nükleotit ,hormon gibi bileşiklere dönüşür
  • Mor sülfür bakterileri fotosentezde H2S yi elektron kaynağı olarak kullanırlar kükürt gazı çıkarırlar. Kükürt bakterileri kemosentezde H2S yi enerji kaynağı olarak kullanırlar atmosfere kükürt gazı verirler.
  • O2 li solunumun ETS basamağında Hidrojenler iki zar arasina gectiginde miktarlari arttigi icin elektriksel bi alan olusturur. Bu akimin etkisiyle tekrar matrikse gecerler. Ama bu gecisi atp sentaz enzimi saglar ve bu sayede atp uretir
  • Kemosentez yapan canlılar prokaryottur
  • Solunum reaksiyonları sonucu her türlü ph düşer. O2 lide ve etil alkolde CO2 den dolayı laktik asitte asitten dolayı.
  • O2 li solunum yapan tüm bakterilerde mezozom bulunmaz onlarda ETS elemanları ve enzimler sitoplazmada bulunur
  • Ökaryotlarda oksijenli solunumun aşamaları glikoliz(sitoplazma) krebs(matriks) ve ets(krista) şeklindedir
  • Oksijenli solunumda üretilen ATP miktarı sırası evreleri ets>glikoz>krebs
  • ets de 34 ATP üretilir…glikolizde 4 ATP(net 2)..krebste 2 ATP
  • Glikolizde ve krebste SDF gerçekleşir. ETS den oksidadif düzeyde fosforilasyon.
  • Etil alkol fermantasyonu bazı bitki tohumlarında,bir mayasında,bazı bakterilerde görülür. Laktik asit fermantasoynu çizgili kas hüclerinde ve yoğurt bakterilerinde görülür.
  • Glikolizde 2NADH2, krebste 8 NADH2 2 FADH2 oluşur.
  • O2 li solunumda CO2 çıkışı ve FADH2 çıkışı krebse özeldir.
  • Solunum rxn larında glikoz YAKILMAZ. YIKILIR yada AKTİFLEŞTİRİLİR.
  • Glikoliz ve krebs indirgenme rxn
  • FOTOSENTEZ= CO2+H2Oà C6H12O6+O2 (Kloroplast faaliyeti)
  • O2 li SOLUNUM=C6H12O6+O2àCO2+H2O+ATP(Mitokondri faaliyeti) SINIFLANDIRMA
  • Her canlının protein yapısı özeldir. Sınıflandırmada canlıların protein yapısına bakılmaz. Protein BENZERLİGİ kullanılır

 

  • Memeli dışındaki diğer omurgalıların olgun alyuvarlarında çekirdek ve mitokondri
  • Binomial adlandırmada ilk isim cins ismidir ve akrabalıklarını belli eder.
  • Türden aleme gidildikçe antijen antikor etkileşimi artar
  • Hava keseleri kuşlara özgü bir adaptasyondur. Memelilerde alveoller özgüdür. Kuşlarda aort sağa kıvrılırken memelilerde sola kıvrılır
  • Vücutlarında temiz kalplerinde kirli kan bulunduran tek sınıf balıklardır.
  • Omurgasızlarda açık dolaşım vardır (toprak solucanında mürekkep baliği ve ahtapot hariç bunlarda kapalı dolaşım var)
  • Balıklarda küçük kan dolaşımı yoktur
  • Sinir HÜCRELERİNE ilk sölentaratlarda rastlanır. Ancak ilk sinir SİSTEMİ yassı solucanda.( ip merdiven sinir sistemi)
  • Eklembacaklılarda trake solunumu solungaç solunumu kitapsı akciğer solunumu görülür
  • Balık ve kurbağalarda amniyon sıvısı ve amniyon zarı bulunmaz
  • Sürüngen ve kuş yumurtalarını vitellus boldur. Ve embriyo geliştikçe vitellus ağırlığı azalırken allantoyis kesesininki artar
  • Kurbagadan memelilere doğru gidildikçe akciğer kivrimlarinin artmasinin sebebi artan enerji ihtiyacı ve metabolizma hızıdır
  • Yüzey / hacim oranı azaldıkça soğuklara dayanıklılık artar
  • Böceklerde O2 taşınmasını sağlayan hemoglobin pigmenti olmadığı için kanları renksizdir
  • Böcekler hızlı hareket ederler. Çünkü kitin hafif ve çizgili kasları vardır.
  • Böceklerde açık dolaşım olmasına rağmen hızlı hareket etmelerinin nedenlerinden biride oksijen kanla değil trake boruları ile taşınmasındandır
  • Gastrulavasküler boşluk ilk kez sölenteratlarda görülür
  • Sürüngenler 3 odacıklı kalbe sahiptir (timsah hariç = 4 odacıklı ama panizza kanalı yüzünden karışık kan var)
  • Embriyonik gelişim sürecinde son ortaya çıkan özellikler TÜRE
  • Balık (2 heceli) kalpleri 2 odacıklı kurbağa sürüngen (3 heceli) kalpleri 3 odacıklı memeliler (4 heceli) kalpleri 4 odacıklı.Kuşunda 4 odacık
  • Cıvık mantarlar ile gerçek mantarları birbirinden ayıran özellik cıvık mantarların hücre çeperinin olmaması gerçek mantarların hücre çeperinin olmasıdır
  • Kuşlar ve memelilerin ortak özelliği kalplerinin 4 odacikli ve sıcakkanlı olmalarıdır
  • Kaslı diyaframa sahip olmaları ve yavru bakımı olması memelilere özgüdür
  • Omurgalılarda tek başkalaşım amfibiler(iki yaşamlılar) da görülür
  • Parazit bakteriler polimer besinlerin olduğu ortamlarda yaşayamaz

 

  • Kirpi derisidikenli değildir 🙂 memelidir
  • Saprofitler hücre dışı sindirim yaparlar
  • Potistlerden olan protozoalar yani muhteşem 4 lü amip,öglena,paramesyum, plazmodyum tek hücrelidir ama prokaryot değildir.
  • Balık kurbağa dış döllenme dış gelişme, sürüngen kuş iç döllenme dış gelişme, gagalı memeli iç döllenme dış gelişme , keseli memeli iç döllenme gelişmesi fifty fifty yarısı içerde yarısı kesede J plesantalı memeli (biz) iç döllenme iç gelişme.
  • Azotlu boşaltım atıkları omurgalılarda balıkta ve larva kurbağada amonyak,sürüngen ve kuşlarda ürik asit,ergin kurbağa ve memelilerde üre.

 

KARIŞIK NOTLAR

 

  • İnorganik maddelerin organiğe dönüşümünü OTOTROFLAR
  • Işık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşümünü FOTOSENTETİKLER yapar.
  • İnorganik maddeleri oksitleyerek kimyasal enerjiye dönüştüren KEMOSENTETİKLERDİR.
  • TÜM CANLILAR inorganik maddeleri hazır alırlar.
  • TÜM CANLI HÜCRELER ATP üretir ve kullanır.
  • HER CANLI HÜCRE enzim sentezler ve kullanır.
  • Basit organik maddelerin kompleks organiğe dönüşümünü TÜM CANLI HÜCRELER yapar. ( prt. sentezi)
  • Kompleks organik maddelerin yapıtaşsına ayrılmasını HER CANLI yapar. ( sindirim)
  • Organik atıkların inorganiğe dönüşümünü SAPROFİTLER
  • Organik maddelerin inorganiğe dönüşümünü HER CANLI HÜCRE yapar. (solunum )
  • Her canlıda nükleotit çeşitleri aynıdır. Sayısı ve dizilişi farklıdır.
  • Kanda ölçülebilir oranda bulunan tek şeker GLİKOZdur.
  • Beyin hücreleri enerji elde etmede sadece GLİKOZ kullanır.
  • Azot içeren karbonidratlara MUKOPOLSAKKARİTler
  • SÜKROZ en bol bulunan disakkarit çeşididir.
  • KOLESTROL, D vitamini, ALDOSTERON ve SAFRA TUZLARI steroit çeşididir.
  • KOLESTROL nörolarda yalıtıcı görev yapar. Hücre zarının geçirgenliğini artırır ancak fazla miktarda olduğunda damar sertliğine neden
  • Fotosentez anabolizma ( yapım ) tepkimesidir ama dehidrasyon değildir ( su fotolize uğrar )

 

  • Solunum katabolizma ( yıkım ) tepkimesidir ama su açığa çıkar.
  • Sindirimde ATP harcanmaz, su kullanılır.
  • Tüm canlılarda dolaşım vardır ama dolaşım sistemi
  • Bitkilerde boşaltım terleme, damlama, yaprak dökümü ile
  • İnsanlarda boşaltım akciğer, deri, böbrek ile
  • Protistalarda sentrozom vardır.
  • Volvoks ve Pandorina kolonilerinin ortak özellikleri Çevresi müsilaj ( jelatin yapı ) ile sarılı Dokulaşma yok

Protista ( yeşil alg )

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Göz Atın

Kapalı
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Reklam Engelleyici Tespit Edildi

Sitemizde sizi rahatsız edecek reklamlar gösterilmez. Tüm reklamlar Google politikalarına uygundur.

Lütfen AdBlock vb. reklam engelleyici eklentiler için sitemizi istisna olarak ekleyin veya devre dışı bırakın. Sonra sayfayı yenileyip sitemizde gezebilirsiniz.

İyi Çalışmalar Dileriz

www.unikampus.net

 

Close